23 Aralık 2009 Çarşamba

boring,more boring,the most boring !


sıkıldım cidden artık ya :/ her gün aynı şeyler aynı saatte git gel,dönüşte trafik,kalabalık ve aklıma gelmeyen bir sürü şey. şehirde yaşayan insan cinnet geçirmesin de kim cinnet geçirsin? bu kadar tatavanın arasında aklımı kaybedicem.zaten okuldan da sıkıldım hep aynı şeyler boring,more boring,the most boring. umarım bölüme geçince böyle olmaz. bazen silip atiyim hepsini gidip bi enstürman alıyim onu öğreniyim profesyonelleşiyim falan filan diyorum bazende birsürü kumaş alıyim kesip biçiyim evde oturuyim diyorum.
zaten okul yolu başlı başına bi anti okul düşüncesi veriyo. 20 dk dan fazla sahilden giden bi otobüs. deniz basbas bağırıyo her gün 20 dk boyunca "in ve gelip şu tahtalara otur saatlerce beni izle dersten daha yararlıyım" diye ve ben her gün bununla savaşarak okula gidiyorum.
inat gibi bugün hava güneşliydi ve ben derslerim arasında en sıkıcı olan derse gitmek zorundaydım. kışın böyleysem yazın napıcam o konuda da bi fikrim yok yani. baştan çıkmamak için her gün biraz daha fazla çabalamam gerek .
pof!

19 Aralık 2009 Cumartesi

Kurtulmuşluk


kurtulmuşluk! evet geçmiş kelimesini gördüğüm ya da duyduğum anda ilk aklıma gelen bu.
nedendir bilmem belli bi süre öncesini hatırlayamıyorum
.belki de hatırlamak istemediğim için aklımdan sildim o zamanlarımı. artık yepyeni bi hayatın yepyeni anılarını hatırlıyorum sadece.
bunlarla beraber aslında geçmişte kalanları,eskiden yere göğe sığdıramadıklarımı şimdi merak bile etmediğimi farkettim dün gece.
facebook'ta bi sorun nedeniyle gizlilik bi süreliğine ihlal edilebiliyormuş.bizde dün oturup kimleri merak ediyoruz kime bakalım diye düşündük.farkettim ki merak ettiğim-hatırladığım kimse kalmamış. geçmişten yanıma aldıklarımsa zaten arkadaşlarımdı.
gülümsedim ve kendimi takdir ettim.yeni bi hayata başlarken bi karar vermiştim. geçmişimdeki pürüzleri zımparalıycaktım. ve evet kararlılıkla hepsini yapmışım üstelik içimde rahat.
artık kendime dair bir şey daha keşfettim;kararlılığımı.
hep böyle kararlı ol güçlü kız çocuğu ve bunu aklından çıakrma!

14 Aralık 2009 Pazartesi




tam ruh halimi anlatan bi resim.yarın vizem var ve inatla canım çalışmak istemiyo
.
sanırım yarın otobüste çalışmak zorunda kalıcam.

ve bunu bile bile umrumda değil! :)

12 Aralık 2009 Cumartesi

Güzel Gülen Kız'a



Alttaki fotoğrafı gördüğümde aklıma Eylül'den başkası gelemezdi sanırım.kediler sanki onun bi parçasıymış gibi geliyo hep çünkü o kedileri sever evet ama kedilerde onu çok seviyor.o kedilerin hem dostu hem yardımcı meleği bazen de annesi sanki.
aslında o kötü anlarda kedilere sığınarak en doğrusnu yapıyo çünkü kediler ne kadar nankör ve soğuk görünselerde aslında kocaman bi kalpleri vardır.sizi kızdırsalarda sonunda yine sizi yumuşatır koynunuza girip kendilerini affettirirler.gelin görün ki bu güzel anları yaşayan çok fazlada insan yoktur.
Ataşehir'de kediler biraz ürkektir nedeni ise bazen köpekler bazen de köpekten beter insan bozmalarıdır. o gün merdivenlere geldiğimde merdivenin ucundakinin Eylül olduğuna emin olmamı sağlayan en önemli şey yanında bi kediyle merdivende oturmasıydı.öyle bi yerde bile onu kabullenen bi kedi olması onun ve kediler arasındaki özel bi bağın varlığını kanıtlıyor bana kalırsa.
o Dino'muzun muhteşem hala teyzesi :) şu an yanımda fosur fosur uyumuyo olsa o da miyavlayıp doğrulardı söylediğimi eminim.:):)

seni seviyoruz Eylül hemde ailecek.

balkabağımıza gelmeni de sabırsızlıkla bekliyoruz.

en baştaki kart sana hediyem ve alınmayı bekliyor :)

n ayaksınız oğlum?


bu fotoğrafı görünce aklıma bir sürü gereksizin varlığı ve belli bi yaşa gelip de yapıcak bir şeyi olmadığı için burnunu başkalarının hayatına sokan insancıklar(gossip babanneler ve bazen dedeler) geldi.

bu yüzden bu fotoğrafı tüm sinirimi bozan insanlara hitaben kendimi rahatlatmak için koyuyorum ve diyorum ki:

N Ayaksınız Oğlum Siz? :)

6 Aralık 2009 Pazar

Rekor!


evet bugün uzun ve dondurucu yürüyüşten sonra 25 soru tokat gibi yüzüme vurdu!... neyseki yardımcı meleğim yanı başımda bıkmadan benle ve sorularımla ilgilendi.:) bugün writing ve listening de kendimi aştım sanırsam. bilmem kaç saatlik çalışma sonunda son sorularda türkçem ingilizcemle karışsada,dino karşımda nispet yaparcasına yayılarak uyusada başardım bitti oley,yihuu,heey :)
ama bugünün bombalarını yazmadan edemiycem :)
teleferik yerine telefering yazmam,is yerine iz yazmam kimbilir daha neler yaptım da hatırlamıyorum :) kafamda hala kelimeler uçuyo ve eğer yarın speaking sınavında bana sıra gelmezse çıngar çıkartabilirim. :)
şimdi yastık beni çağrıyo,sanırsam deliksiz uyumaya davetliyim :)

4 Aralık 2009 Cuma

tembel(eşmek)

aslında İzmir tembellik şehriymiş. hava sürekli bahar gibi hiç okula gitmek istemiyorum nerdeyse,tabi derste çalışmak.. bütün gün evde yatıp,çikolata yiyip dinoyla oynamak istiyorum.
iyice tembelleştirdi bu şehir beni. okul yolundayken bile bi an yarıdan dönüp eve gitmek istiyorum.ben sürekli böyle tembel modunda olunca her vize sonrası bi patlama,sinir harbi v.b. şeyler yaşıyorum böyle giderse de devam edicem galibabunları yaşamaya.daha ilk vizelerim olmasına rağmen saldım kendimi :S bugün farkettim ki ilk ders kitabım bitmek üzere ve ben yarısını biliyo muyum acaba? Alarmmm! paniklemiş bulunmaktayım şimdi bütün haftasonu ders çalışmak zorundayım çünkü şuana kadar hiç çalşmadım .. kesin hava cıvıl cıvıl ve sıcak olucak beni ders çalıştırmamak için. içime sıkıntılar düşmüş durumda karamsarım,sinirliyim sanırım ağlayabilirim.biraz daha ders çalışmamaya devam edersem de çöküşlerdeyim ...
*umarım haftasonu hava kötü olur kimse dışarı çıkamaz;benimde aklım dışarda kalmaz.
yarın zor bi gün olucak o yüzden yazımı bitirip fosur fosur uyuyan sevgilimi örnek alıp şekerleme yapıcam :)

29 Kasım 2009 Pazar

Sıkılmak mı? Asla!


çevremdeki herkesin kafamı didiklediği bi konuydu aynı evde yaşamak! herkes sürekli çok erken,ya sıkılırsanız,ya ayrılırsanız bla bla bla yüzbinlerce yorum duymakla kalmayıp nutuk yedim üstüne ama şuan hepsi haksız çıktı.bilemiyorum haklarını da yemek istemem ama sıkılmadım. 3 ay oldu sanırsam bazen kavga da ettik ama çok eğlendik eğleniyoruzda..hem ne kadar kötü olabilir ki kalbimin ve mantığımın yıllar sonra tek güvenebildiği erkekle birlikte yaşamak.insanların olumsuz yorumlarına karşı hep tıkaçlı kulaklarım üstelik yanıldıklarını anlayanlar karşısında da içimden pispis sırıtmaya devam etmekteyim.

onu seviyorum 2 kişilik ailemize dahil olan haylaz oğlum Dino'yu da :) çok dağınık olsalarda onlar için bir şeyler yapmak çok güzel ♥ :)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...