29 Ağustos 2010 Pazar

isviçreli bilim adamları da haklı olabilir


bilim adamları haklı olabilir biz kadınlar alışverişi seviyoruz ya.acaba hayatımın ne kadarı alışverişte geçmiştir ya da geçecek çok merak ediyorum. birkaç saat ayakta kaldığımda belimde ciddi ağrılarla boğuşmak zorunda kalacağımı bile bile viaport'a gittim.neredeyse 4/3 ünü gezip sadece mango outlet ve gratis'den bir şeyler aldım.kadınların mangoda kapış kapış her şeyi alıp bitirmesine rağmen 2 müthiş şey buldum.1. petrol yeşiliyle su yeşili arasında (emin değilim öyle afilli renk isimlerinden pek anlamam) bir yeşilde çok güzel bir ayakkabı buldum. direk reyonda simsiyah ayakkabıların arasındaydı ve evet küçük bir ayakkabıydı.hemen kıvrılarak reyona koştum ve kaptım numarasına baktım 36(evet ayaklarım biraz ufak ) o an içimden dua ettim ucuz olsun alayım diye.hemen denedim baktım oldu yüzümde bir gülümseme.hemen aldım elime yürürken renkli bir kemer takıldı gözüme ayakkabının yeşilinden vardı içinde güzel bir kemerdi.mangoda normalde baya pahalı olabiliyor kemerler.gerçi pek kemer kültürüm yoktur ama bir kemere 10 tl den fazla para pek vermem yani istisna olmadığı sürece. bir de hoş bir fosforlu tişört buldum. şimdi etiket fiyatlarını açıklıyorum.inanılmaz ucuzdu ayakkabılar 20 tl ve cidden süperlerdi,kemer 5tl,tişörtte 5 tl ydi.mangodan onları aldıktan sonra zaten mağazalara girsemde mutluluktan pek bir şey alasım gelmedi.bir tek gratis'den kişisel bakım ürünleri aldım.onlarda çok pahalı değildi hep depo fiyatına bugün alışverişten pek memnun ayrıldım bel ağrıma rağmen.
her neyse bu arada şu naylonumsu çantalar oluyor hani böyle katlanıp minicik oluyor 2 tane onlardan aldım ama fiyatlarını bilmiyorum ne kadar normalde hediye olarak geldi bana. bi tanesi çilek şeklinde içinden çanta çıkıyo çantanın bi ucu çilek kalıyor diğeriyse daha farklı fıstık yeşili üstüne pembe benekli minik bir kare halini alıyor ama bugünden işime yaradılar.çilekli olanı anahtarlık yapmayı planlıyorum :)
şimdi bu fotoğraf ne alaka diyebilirsiniz çünkü tamamen farklı bir konuya geçiyorum :)
pamuk şeker evet şu bildiğimiz pembe pofuduk.bugün annem kipa'dan almış.tabi içinde o tahta çubuğu yoktu üstelik birazda ufaktı ve paketteydi.süper olmasada uzun süredir ilk kez yediğim için bayıla bayıla yedim.sonra düşündüm cidden ne kadar oldu diye yemeyeli yanlış hatırlamıyorsam 2-3 yıl önce fesane'ye iftara gitmiştik orda ya macun yemiştim ya da panuk şeker tam hatırlayamıyorum.eğer o zaman yemediysem durum daha vahim taa bostancı lunapark'ındaki günlerime kadar uzanır.
ne kadar eğlenirdim o pamuk şekeri yerken.heyecanla pamuk şekercinin onu çubuğa dolamasını beklerdim.koskocaman pembe bir bulutu anımsatırdı bana.yerken ağzım,yanaklarım yapış yapış olurdu.çok da mutlu olurdum,etrafta koşuştururdum.o zamanlar ne güzelmiş.çocukluğumu özlememek elimde değil.lunaparklar dışında satıyorlar mı artık acaba? yine sabırsızca pamuk şekercinin başında bekleyip elinden kapıp,yapış yapış olarak yemek gerek yakın zamanda :)


*bu arada fotoğraf makinamın usb kablosunu unuttuğum için ve İstanbul'daki bilgisayarım masaüstü olduğu için birçok şeyin fotoğrafını paylaşamıyorum.artık İzmir'e gidince bir şekilde paylaşıcam :)

2 yorum:

Eylül Köksümer dedi ki...

şekerim hala var olma mı? dün pelin geldi bize, elinde üç tane kocaman pamuk şekerle, tam da tarif ettiğin gibi olduk ağzımız yüzümüz battı :) bir de söylemek isterim yakın bir arkadaşımın evinde pamuk şeker yapma makinesi var, minik minik yapıyor böyle inanılmaz güzel.

banu bilgi dedi ki...

ne güzel ya o kadar özledim ki öyle yemeyi.pamuk şekerler bana hep lunaparkları hatırlatıyor :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...