22 Eylül 2010 Çarşamba

birkaç günlük tatil kaçamağı gibi bir şey

aslında bu yazıyı dün yazıcaktım ama gerek geç izmir'e gelmemiz gerekse dizilerimizin gelmesi (chuck,house,hımym,merlin) yüzünden yazamadım. içime dert oldu vicdanım sızladı her gün bloga girip yazılanları okuyup bir yazı yazamamak :) neyseki geldim ve işte yazıya başlıyorumm :)

cuma bodrum'a gittik.ben böyle hep bodrum yazıyorum sizde ooh tatillerde geziyor falan diye düşünüyosunuz ama aslında olay biraz daha farklı pek de tatil yapıyor sayılmazdık.o da ayrı bir yazı konusu olabilir.her neyse zaten pazar günü hadi bir tatil provası yapıp başka bir yere denize girmeye falan gidelim diye plan yaptık.torba yakın diye torbaya gidelim dedik geçerken denize girilebilecek yerlere bakıyoruz bi yandan da baktık fedon falan var sahilde de üstsüz bir hatun güneşleniyor ama nasıl bir özgüvense pörsümüş ve yanmaktan kapkara memişkolarını sergilemekten çekinmiyordu.daha ilerde beach club tarzı bir yer vardı ama baya pahalı olabilir diye düşündük.sonra bodrum merkeze inelim arkadaşa soralım o bilir dedik.o da bize ortakent'te bir yer önerdi.ardından ortakent'e gittik ama gitmez olaydık apaçi dolu olmasının yanında her an o dıtdıtdıt dırıdırı dıtdıtdıt apaçi şarkısı çalabilme ihtimali olan bir yerdi.apar topar geri döndük torbaya o pahalı diye düşündüğümüz yere gidelim dedik gözümüzü karartıp neyse ki pek de pahalı bir yer çıkmadı.bir de biz bu mesafeleri hep motorla katettik.hem kaskımız yok hemde bir kere böyle motorla gezerken arı soktu beni dudağımdan! o yüzden ödüm patlıyo yolda.yüzüme saç telim değse panikliyorum.





neyse işte biz geldik torbaya dedik güneşlenelim denize girelim falan.çaprazımızda da bi adam vardı sanırım futbolla ilgili ben adını bilmiyorum sevgili sevgilim şak diye söyleyince öyle düşündüm.ama çok kekoydu locanın üstünü açtırmışlar yanındaki aptal etrafındaki her kadınla yarışma çabasna giren bir kadındı.çok güldüm onlara adam üstünde tişört ama göbeğine kadar açmış spor ayakkabılarını çıkarıp çoraplarını da içine sokmuştu denizin dibinde.allah kimseyi sonradan görme yapmasın yazık günah.
neyse işte biz yemek söyledik.koca yerde tek çalışan vardı baktık bizim yemekler gelene kadar güneş iyice pişircek bizi diye bi denize girip çıkalım serinlerin bari dedik.denizde bir pismiş yanımızda orta yaşlı adamlar konuşuyo şuralar temiz diye baktık onlarda giriyo bizde onların girdiği yerden girdik.yemeğimizi falan yedik ben yine pehlivan gibi yağlandım azcık yanıyım.diye bütün yaz sadece 2 kez güneşlendim hiç sevmem güneşlenmeyi çok sıcak geliyo ama şimdi eylül ayının verdiği serinlikle güneşlenebildim. ama sıkıntılıyım tabi arada dönüyorum falan sürekli bi öyle yatıyorum bi böyle oturuyorum falan derken su da kahverengi bir şey farkettim. hemen baktım ayağa kalkıp deniz anası.hemde kahverengi ve devasaydı bildiğiniz ben ohaa falan derken bir baktık iskelenin etrafını sardılar.yanımızdaki orta yaşlı amcalarda saymaya başladık 5-6 tane falan oldu resmen.sonra kenardan bi adam onlar zararsız yaee dedi ama admaın tipi görseniz pek komikti.kadınlar paniklemeye başlayınca kepçe gibi bir şey getirildü almaya çalışıyolar denizanalarını.birini aldılar adam aldı eline bakın bir şey yapmaz bunlar falan diye.açıklama yaptı baya bi :)



gelmeden önce bir de günbatımı çekimi yaptık gerçi geç kaldığımız için pek içime sinmedi istediğim gibi fotoğraflar çıkmadı ama içlerinden beğendiklerim de oldu tabi.çekim sırasında aslında birçok şeyi hayatıma geri istediğimi farkettim.özellikle de bale yapmayı.gerçi bu saatten sonra vücudumu eskisi kadar esnetemem ama amatörce kendi kendime dans edip kareografi bile bulabileceğimi farkettim.puantlarımıda getirdiğime göre bazı figürlerle fotoğraflar çekersek paylaşırım.

bu arada günbatımı fotoğrafları biraz büyük.aslında daha da büyüktü bu kadar güçültebildim.


2 yorum:

Selma Tasarım dedi ki...

geçmiş olsun o zaman :)

ibrahim Hamurcu dedi ki...

oh tatilinide yaptın sana nevar hayat senin (=

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...