1 Aralık 2010 Çarşamba

kadın erkek ilişkilerinde futbol




Olan

erkek:yarın akşam futbol oyanamaya gideceğim.iş arkadaşlarım bir takım oluşturuyor.
kadın:neden hiçbir zaman ortak bir şeyler yapmıyoruz?

erkek
:ikimiz her zaman bir şeyler yapabiliriz ama takım sadece yarın kuruluyor.



Hayalimiz

erkek:iş arkadaşlarım bir futbol takımı oluşturuyorlar.ben de bu takımda yer almayı çok istiyorum.yarın akşam düzenlenen ilk toplantıya gitmeme ne dersin ?

kadın:
bu senin için iyi olur.ama ben başka şeyler yaparız diye düşünmüştüm.

erkek
:toplantıdan sonra pizzacıda buluşmaya ne dersin?

kadın:bu harika olur canım.



bu diyalogları iletişim notlarımdan aldım bu yazım için.
bugün 11 adama tercih edildiğimiz anlardan yani erkeklerin futbol zaaflarından yakınan bir yazı yazacağım. öncelikle bir uyarı vereyim.sayın erkek izleyicilerim bu yazımı üstünüze alınmayın sözüm meclisten dışarı diyerek gönlünüzü alayım baştan :)

yukarıdaki 2 diyaloğu her zaman yaşamasak bile çoğu zaman yaşarız. belki birinci diyalogdaki kadar sert olmuyordur ama hep yaşarız.bizim romantik komedi film tadında hayal birikintilerimizde ise tabiki ikinci diyalog hakimdir. fakat genelde nolursa olsun futbol dendiğinde erkeklerin hayatındaki pause tuşu devreye girer kanımca.bir erkeği derbi günleri ya da halı saha maçları olduğu günler planlarınıza dahil ettiğinizde planlarınız suya düşer.kırılıp kızar umarım yenilirler gibi beddualar eder dururuz.

bunu bildiğimiz için çoğu kadının farklı bir taktiği vardır.sevgili ya da kocayla maç izleme eylemine dahil olmak.tabi bunu her zaman zorunda olduğumuzdan yapmayız.çoğu kadın futboldan ya da daha genel olarak spordan hoşlanır aslında.( ben mesela bildiğiniz bir kahvehanede maç izlemiş biriyim.100 küsür erkeğin arasında tek küfür eden biri olarak baya ilgi çekmiştim :) )

tabi aramızda spordan pek hoşlanmayanlarda vardır eminim. bu da zorunda maç izleme hatta o 90 dk'nın işkence olmasına neden olur.
sırf sevgilimize maç esnasında kendimizi göstermek adına hala daha tam olarak anlamını bilemediğim ofsayt gibi kelimeleri defalarca okur anlamaya çalışır ve o anlarda kullanmaya özen gösteririz.bu da bir taktikdir.

düşününce aslında biz kadınlar çok fedakar bir cinsiz hatta fazlasıyla fedakarız.sanırım yaptığımız onca fedakarlıktan sonra tekrar kırılmalarımız bu fazla fedakarlıklarımıza bir dur demenin uyarısı olmalı.

twitter da bir kullanıcının yazdığı bir tweet var aklımda ama kim yazmıştı hatırlayamıyorum.
"bana en çok koyanda 11 adama tercih edileceğim gerçeğini değiştiremeyeceğim " gibi bir şeydi tweet.

maç günleri evde fotoğraftaki cıbıl hatunlar gibi gezmediğimiz sürece hep tercih edilen değil tercih edilmeyen taraf olacağız. :)

sanırım en mantıklısı değiştiremeyeceğimiz bu gerçeği kabullenmemiz olacak. yoksa başka türlü bir ortak nokta bulabilmek ne kadar kolay olacak bilemiyorum. ama şöyle bir şeyde olabilir mesela.bu maç saatlerinizi erkekler maça odaklanmış olarak geçireceğinden dolayı sizde kişisel bakımınızla ilgilenebilirsiniz ya da kız arkadaşlarınızla vakit geçirebilirsiniz.böyle de alternatifler üretmek işe yarayabilir.en azından hem siz üzülüp sıkılmazsınız hemde sevdiceğiniz rahatça maç izler ;)


ps.bu bir sitem yazısı değildir :)

2 yorum:

rectoa dedi ki...

olay tercih edilmek ya da edilmemek değil aslen. yoksa 11 tane şortlu adamı sevgilimize tercih etmeyiz takdir edersin ki :)

banu bilgi dedi ki...

yok ya bazı anlar geliyor ki en azından ilk yarı için tercih edilebiliyoruz yani.tercih edilmek belki çok katı oldu ama işte onun daha azı gibi bir kelime düşün işte o :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...