26 Şubat 2011 Cumartesi

sövüşken cumartesi

yine sövüşken bir gün başı. lanet bulaşık makinasının yarıım yamalak yıkadığı bulaşıkları yıkamaya çalışırken tık tık yönetici lütfen sağ taraftaki lavaboları kullanmayınız tadilat bla bla bla.
itinayla banyoya taşınarak çile içinde yıkanan bulaşıklar canıma tak üzerine tak etti.
beni bu bulaşık makinesi bu hale getirdi.kapağı açıyorum o da ne yine yine yine yıkamamış işte o an geliyorlar.evdeki bütün tabak çanağı at camdan caddeye diye dürtüyor beni oturup konuşuyoruz anlaşıyoruz atmıyorum bulaşıkları camdan yıkıyorum.heyheylerim ara sıra bazen de sıksık olmak üzere uğruyorlar.karşımdaki ayıymış gibi ölü taklidi yapsam sonra uyuya kalsam uyandığımda ev tertemiz bulaşıklar pırıl pırıl olsa.
temizlik yapmak en iyi stres atma aracı aslında ama bazen katlanılmaz olmakla birlikte her şeyi sokağa fırlatma isteği doğuruyor.
en sevdiğimse çamaşır asmak.o vernel kokusu içimde garip bir his uyandırıyor.aroma terapi yazıyordu üstünde belkide terapi etkisi budur.
siz siz olun profilonun hiçbir ev eşyasını almayız mazallah ben gibi olun istemem.
ellerim ve ben gerildik.
iyi günler

5 yorum:

ottoluk dedi ki...

Bizim makina da yikamiyor ama Otto hallediyor. tavsiye ederim http://ottoolmak.blogspot.com/2011/02/bazen-ben-de.htmlburadan bakabilirsin

hitman-3 dedi ki...

Bulaşık makinasının mantıgını da anlamış değilim.tabaklardaki yemek artıklarını döküyosun biyere, tabaktaki yağları suya tutuyosun, sonra b.makinasına at...
Ee zaten ben yıkarım gerisini de :)

banu bilgi dedi ki...

hemen bakıyorum Otto.

yok işte öyle olmuyor Hitman. ben ki severdim bulaşık yıkamayı ama resmen zaman kaybıyla birlikte çıldırtan uyuz bir ev işi türü oldu.

hitman-3 dedi ki...

Yemek yapmak daha zevkli, bulasık yıkamak çok dandik bir iş :)
takipteyim bu arada...

banu bilgi dedi ki...

teşekkür ederim :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...