11 Eylül 2011 Pazar

alışılmadık yerler

birkaç gündür ortalıklarda yoktum yeni yerlere gittik ama çok da güzel bahsedemeyeceğim kendi adıma buralardan.

bir düğün için ödemişin ilerisinde olan kiraz diye bir yere gelin almaya gittik. yani böyle bir merasim varmış.meğersem orada bir de düğün yapılıyormuş ödemişte bir otelde kaldık.
insanları çok garipti.özellikle gelinin anne ve babası n hoşgeldiniz dediler ne de güle güle. tabiki eleştiremem onları herkesin yabancılara karşı yetiştiriliş tarzı ayrı.
köy içine indiğimizde neredeyse köy pavyon ve kahvelerden oluşmaktaydı.kadınların aralarına giremediğim için erkeklerle kahvede çay içmek zorunda kaldım. tabiki bu köy ahalisi tarafından garipsendi.
daha garibi ise gündüz olmasına rağmen sokakta kadın neredeyse yok denecek kadar azdı.belki birkaç kapalı teyze gördüm onun dışında pavyonda çalışan kadınlar ağırlıktaydı.
tuvalet olayı ise benim için tamamen kabustu. geldiğimiz gün pişman olup neredeyse ağlayacaktım.
yere her basışımda birkaç böcek ya da sinek koşuşturdu. düğünde çocuklardan birkaçı yavru kediyle oynama adı altında gereksiz mıncırmalarda hayvanı bunaltıyorlardı. onca garipliğe rağmen insanlara karşı tedirginliğimi bir kenara atıp çocukların yanına koştum ve bağırdım.çocuklar sanırım bu zamana kadar böyle bir tepki görmemişler çünkü şok içinde bir süre bana bakıp koşarak kaçtılar. neyseki kimse gelip benimle kavga etmeye kalkmadı. ve son trajediyse düğünde kuru sıkı bile olsa silahla havaya ateş açmalarıydı. her silah sesi geldiğinde sıçrayıp hasanın koluna yapıştım.
alışkın olanlarsa bana bakıp gülümsüyorlardı.


1 gece kalmamıza rağmen köy yaşamının hayatım boyunca bana asla uygun olamayacağını anladım.
istanbulun trafiğine ya da tüm olumsuzluklarına kurban olunur.

2 yorum:

Aslısın dedi ki...

Bambaşka bir hayat yaşıyoruz aslında biz, değil mi?

banu bilgi dedi ki...

evet o kadar garip ki aynı ülke içinde bu kadar uçuk hayatlar çok garip geliyor.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...