31 Mart 2011 Perşembe

düdüklü tenceremm :)



dün annem tart kalıplarımla birlikte bir de düdüklü tencere yolladı istanbuldan kargoyla.sanırım bugün elimde olur.sonunda tam anlamıyla pişmiş yemekler yapabilecekmişim çok kısa sürede.
tek korkum becerebilecek miyim bu düdüklü tencere olayını :)
sınavlarım biter bitmez çılgınca tart yapmayı planlıyorummm ):
hastalığım daha geçmedi.sanırım bu öksürük benimle ebediyete  gidecek gibi.bir ilaç varmış izmirde bulamadım annem onuda alıp koymuşş.
anneler süper kahramandır.
benim wonder womanlarım ananem ve annem.
sizi seviyorumm :)

28 Mart 2011 Pazartesi

Yamuk



öyle güzel öyle huzurlu hissediyorum ki şuan kendimi. en önemlisi vicdanım rahat.
merak ettiniz :) kendi sosyal sorumluluk projem olarak ilan ettiğim her ay kediler ve köpekler için mama alıp sokaktaki hayvanlara gördükçe veriyorum.üşenmeyip onlar çantamda taşıyorum.gördüğüm an yanımda kim varsa durdurup mama verdikten sonra yolumuza devam ediyoruz :)
bugün sayamadığım kadar kediye mama verdim.bazı yerlere görmediğim halde mama koydum.
içlerinden bir sabırsız bana çok hoş bir teşekkür etti.mutlu oldum. mama torbasını açmaya çalışırken çıldırdı bacaklarıma patileriyle vurmaya başladı.mamayı verdikten sonra biraz yiyip önüme geldi bana baktı ve miyavladı hadi mamanı ye dediğimde beni dinleyip koşup mamasını yedi.o an benim için paha biçilmezdi.
öyle insanlar var ki hayvanlara verdiğim değerle eşdeğer seviyede değeri hak etmiyor.
bir hayvanın hayatı bir insanın hayatından daha az önemli değil asla da olmayacak.

Aylar önce İzmir-Bornova'da öldürülen Yamuk'un katili Ufuk Günaydın 12 Nisan sabah 8.30 da İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinde 3 yıl hapis istemiyle yargılanacak.O gün sınavım yok ve orada olmak için elimden geleni yapacağım.
Geçen dönem bu olay olduğunda bu şahısla! aynı okulda olduğumu öğrendim.Çok dolandım karşıma çıkar diye ama nafile şansı varmış karşılaşmadık.Böyle bir varlıkla aynı okulda okuduğum için utanç içerisindeyim.
İnsanlar durumu farklı algılıyor fakat kimse anlamıyor ki bugün bir hayvanı zevk için öldüren yarın bir insanı da öldürecektir.
Duyarsız olmayın yalvarırım.Hiçbir şey yapamıyorsanız internetten, vereceğim linkleri paylaşın.
Daha az utanç duyduğumuz bir dünyada yaşayabilmemiz dileğiyle.

 http://i52.tinypic.com/161evl2.jpg

http://yamuk.org/tr.htm

27 Mart 2011 Pazar

Nükleerden Korkuyorum

boşa yaşanan günler



yine o bomboş amaçsız haftasonlarından birindeyim.sanki 2 gündür boşa yaşıyor hissi var içimde.insanlar böyle güzel havalarda ne de güzel sosyalleşiyor.olamadığım o sosyal insan faaliyetlerini merak ediyorum.
dün sabaha kadar 4 kişi counter oynadık.sabah 6.30 da eve geldim. öğleden sonra uyandım ve kendime gelip kahvaltı yapmam derken 4 oldu saat.bir günüm daha böyle ölüp gitti.sınavlardan önce bu pazara dair hayaller kurmuşken bir kez daha hayal kırıklığıyla yanıp tutuştum.geç kalkmak berbat bir şeymiş bunu bir kez daha anladım.resmen günüm öldü. mutsuzum.

şebnem ferah şarkısı dinlerken sözlerine odaklandım bir an.nasılda yazmış aklım ermedi.

...
Bütün o çizgiler son bir yılda oldu
Sana, bana, bize ağlarken
Ben leyla olmuşum kimin umrunda
Mecnun çoktan gitmişken
...

buyrun şarkı

güzel haftasonları geçirin :)

24 Mart 2011 Perşembe

absürt bağımlılığım


merhaba ben banu ,2 yıldır vernel bağımlısıyım.
şaka bi yana cidden bağımlılık yaptı bu vernel bende.şampuanı olsa onla yıkanırım.kokusuda güzel meretin.
ailemden uzakta yaşamaya başladıktan sonra keşfettim vernel bağımlılığımı. şimdi en sevdiğim aktivite çamaşır asmak.bazen çamaşırları koklarken buluyorum kendimi.yumuşatıcı gözünün sonuna kadar vernel koyuyorum. yazın ıslak çamaşırlara sarılıp kokluyorum.
vernel kokusu garip bir şekilde sakinleşmemi sağlıyor sanırım.
hayallere dalıyorum.birazdan yine yumuşatıcı gözünü fulleyip hayallere dalacağım :)

23 Mart 2011 Çarşamba

Sis*


sol altta ne yazdığını önemsemeyin.önemli olan diğer tarafları.mesela verdiği mesaj.
"hiç sahip olmadığım kız kardeşim gibisin." 
elbette benimde bu sözü söyleyebileceğim biri var. sevgili kençu si'm. bizim birbirimize seslendiğimiz böyle değişik lakaplarımız vardır. kenç, kençu,kençusi,kıhkuh... gibi şuan bunları hatırlayabildim.

öyle eğlenceli zamanlarımız oldu ki.ama o her zaman benim hiç olmayan kız kardeşim gibiydi.
koç ailesinin malikanesi önünde oturup malikaneye baktığımız ve hayal kurduğumuz günlerin dışında da birçok komik zamanlarımız oldu.asansörde kaldık,şemsiyeyle uçtuk :)
o zamanlar karman çorma hayatlarımız vardı.şimdi güzel bir ilişkisi var bir de mini mini hanım hanım bir tektaşı. bu güzel ilişkisi için hem mutluyum hemde gururluyum. o hanım hanımcık pek de tatlı bir kadın oldu hep. benim ailem onu çok severken onun ki de beni kızı gibi benimsemişti.hayatımı renklendiren ve dönüm noktam olduğunu düşündüğüm insanı şimdi İzmir'de öyle çok özlüyorum ki.
paramız yokken bile müthiş eğlenirdik.hep yapacak bir şeylerimiz  ve gülecek bir şeylerimiz vardı.yeri geldiğinde de ona koşardım derdimi anlatırdım böyle böyle yapmalısın derdi.bazen ben onun ablası olurdum bazende o benim. kaçamak haftasonu izmir yolculuklarımda panik içinde olurdu.yolda başıma bir şey gelir mi diye?
her şeyimi anlatabildiğim tek insan.
şimdi ayrı düştük ama kalplerimiz yine bir.aslında biz hiç ayrılmadık.
ah benim güzel meleğim. hayatım boyunca sahip olabileceğim en iyi kız kardeşsin sen.
seni seviyorum ve benimle olduğun için çok mutluyum.asla birbirimizden kopmamalıyız.bunu bir kez daha anladım.

yol arkadaşım. bu da yazının şarkısı.

21 Mart 2011 Pazartesi

problem ayak

n geliyorsa başıma ayakkabılardan geliyor.öyle de çok seviyorum ki bu meretleri. vücudumun gereksiz hassaslığı beni komaya sokmak üzere.çıldırmak üzereyim özellikle ayaklarım yüzünden ben ayakkabı bile bir ayağı vurur mu ? normalde pek olmayacak bir şey sonuçta bildiğiniz yumuşacık bez bir ayakkabı vuruyor işte. benimkini kesin vuruyor.küçükkende böyleydim ben o ayaklardan hep çektim.bale yaptığım zamanda da herkesin ayağı sapa sağlamken puantlar benim ayağımı mahvederdi.artık son çare ayaklarımın her yerini ya sargı bezi ile saracağım ya da yara bandı dünyasına çevirerek önlem alacağım.

zZz


bugün sonunda doktora gittim.yine yeniden faranjit olmuşum :)
tabi ki hasta olmanın iyi yönleri de var.
okula gitmeyip uyuyorum dinleniyorum.
uyandığımda yemek hazır oluyor.
film izliyorum.
tatlı yiyiyorum.
ufak yürüyüşler yapıyorum.
çok güzel bi burun spreyim var şeklini çok sevdim. yeşilli falan.
sürekli hasta olasım gelmiyor değil. okula gitmek istemiyorum.yine ev hanımı olmak istediğim zamanlardayım.
keşke dersler internetten olsa.
ben hep evde olsam film izlesem.

20 Mart 2011 Pazar

haberiniz yok ölüyorum


sanırım öksürmekten tüm organlarım tek tek çıkacak dışarı. yeni hedefim öksürerek yumurtalıklarımı çıkarmak. o derece şiddetli öksürüyorum.hatta 10 sn bir öksürüyorum.sanırım tahriş ötesi bir şeyler olacak.emin değilim ama haberiniz yok ölüyorum.görselim çok komik umarım gözükür.hiç keyfim yok yarın okul var.bilgisayarımın yine tamire gitmesi gerek fak yu! öksürme ötesi eylemime devam.

Kedinin Kültürel Evrimi




Kedi severlerin okumasını tavsiye ettiğim bir post olacak bu.
ben okuduğumda gerçekten çok hoşuma gitmişti bu yazı bu yüzden sizin için üşenmeyip yazıyı bloga geçiriyorum.

                Kedilerin  Mısır Tarihi ile ilişkisi fare ve haşere yakalamalarının yanı sıra bütün kedilerin firavunun olmasıdır.Mısır'da kediyi incitmenin bile çok büyük cezası vardı.Eğer kedi yanlışlıkla öldürülür ise öldüren kişi idam edilirdi.Çünkü kedi yarı-tanrı idi.Kedi eceli ile ölürse öteki dünyada ona kavuşmak için mumyalanırdı.
Nil insanları kediyi; neşe ve müziğin,güzel şarkıların,kıvrak dansların temsilcisi kedi kafalı tanrıça Bastet ile özdeşleştirdiler.İnanışlara göre, kedi miyavladıkça evin içi tanrıçanın insanlara hediyesi sayılan neşe ile dolardı.
Mısır mitolojisine göre Bastet,tanrılar tanrı Ra'nın kızıydı. Efsaneye göre Bastet bir gün babası Ra'ya kızarak Mısır'ın güneyindeki Nubia çölünde inzivaya çekilmiş ve aslana dönüşmüştü.Bir süre sonra Ra kızı affedip geri çağırmış.Bunun üzerine aslan görüntülü Bastet,Assuan yakınlarındaki Nil'in suyunda yıkanmış ve hemen orda bir kediye dönüşerek bir kayığa binip Bubastis'e gitmiş ve burada tanrısal yaşamına devam etmiş.Babasına kırgın olan Bastet; bu neşe dağıtan,uysal,sevimli yaratık kedinin simgelendiği güzel bir tanrıça oluvermiş.Bastet'in tanrısal özellikleri bununla da bitmemiş.Başta cinsellik ve doğurganlık tanrıçasıyken, daha sonra ölüleri koruma,yağmur yağdırma ,hastalara ve çocuklara şifa verme,müzik ve dans,ay,analık ve aşk tanrıçası haline de gelmiş.Mısırda kedinin tanrılaştırılmasının nedeni, fare yakalaması dışında, kedinin avlanma yeteneğine duyulan saygı,güzelliğine duyulan sevgi ve gizemli kişiliğine duyulan korkuyla karışık hayranlıktı.

          M.Ö. 5.yy da ticaretin başlamasıyla kedi dünya ile tanışmıştır.Böylece kedi türleri çoğaldı.Avrupa'da ise hristiyanlık öncesi kedi kafalı tanrıça Freya için törenler düzenlenirdi.Freya'nın günü olan Friday(cuma) o dönemde kutsal gündü.Hristiyanlığın kabulünden sonra Freya şeytan ilan edildi,kedi lanetlendi kutsal gün olan friday "black sabbath" oldu. Cadıların kedileri kendi kanıyla emzirdiğine inanılmasıyla kediler ve hatta kedi sahibi kadınlar birçok kez öldürüldü. Haçlı seferlerinden dönenler yanlarında siyah fareleri getirdiler.Cadı kıyımı sırasında kedi nüfusunun azalmasıyla farelerin hızlı üremedi engellenemedi.Hastalık bulaştıran,ambarlardaki yiyecekleri yiyen fareler kediler tarafından yok edildi.Bu sayede insanlar kedileri öldürmekten vazgeçtiler.

       Viktorya dönemi kediyi sadece yararlı bir ev hayvanı olarak değil  güzellik sembolü olarak da yüceltti.Kazalarda sonra hayatta kalabilme yetenekleriyle kedilerin 9 canlı olduğuna inanıldı.
Narin fiziği ve tavırlarıyla güzelliği,cazibeyi,gizemi ve kadını simgeleyen  kedi ; bağımsızlık,kişilik ve doğallık gibi güçlü karakter özelliklerine sahiptir.Ufaklığı,temizliği ve oyunculuğu günümüzün apartman yaşamında onu ideal yaşam arkadaşı haline getirmiştir.Ama bilinen 9 bin yıllık tarihi boyunca kuralları hep kediler koymuştur..


Birazda özetleyerek aktardığım bu yazı kedi hakkında hiç bilmediklerimi çarpıcı bir şekilde gösterdi bana.Zaman zaman kedileri göğe çıkarıp ardından yere indirse de insanlar gün gelecek ve kedilerin zarar verilmemesi gerektiği o ruhsal yönlerini keşfedecekler.
elbette bu tüm hayvanlar için geçerli  bir durum.

Sakın alınma Ottocuğum sizin yerinizde apayrı :)


Bu da benim sevgili karaburunlu yaramaz evlatcığım Dino :)







18 Mart 2011 Cuma

to do list!



yapılacak o kadar çok şeyim var ki.

ders için bir klip çekmemiz gerekiyor.

birkaç kuaför işim var.

istanbula gitmem gerek bir hafta sonu.

kafamdaki planımı artık icrata geçirmek için bir şeyler yapmam gerek.

sunum hazırlamam gerek.

bir sürü şey gerek ve ben yine hasta oldum.

16 Mart 2011 Çarşamba

İncir Reçeli





bu filmi izlemeyeniniz varsa gidin izleyin derim kadın erkek farketmez.
ilk başta afişi eternal sunshine of the spotless mind 'a benzediği için gitmeyelim dedik.daha sonra herkesden methini duyunca gittik. öyle güzel bir film ki konusu kurgusu senaryosu oyuncuları her şeyiyle güzel.
bazı sahneler vardı gözlerim doldu yaşadıklarm ve yaşayamadıklarım için hüzünlendim keşke dedim. ama bir sonu vardı diyalogları gerçekten çok güzeldi ben ağlamamak için kendimi çok sıktım.neredeyse kalp krizi geçirebilirdim. ağlamaktan utandığımdan değil ağlamaya başlasaydım kimse beni susturamazdı hem de saatlerce ağlardım o yüzden yani :)
tavsiye ederim.

"bana kimseyi sevme hakkı vermediler,bende incir reçelini sevdim..."

15 Mart 2011 Salı

yorgunluğum




bu ara pek yorgun vücudum.saat daha 11 ama vücudum için 1-2 falan öyle yorgunum.şöyle bir 24 saat uyusam pek güzel olacak gibi.her yerim tutuk.yine +60  vari vücudum :)
bugün evimin güzel bir yönünü keşfettim.arka odadaki yatakta oturuyor helikopterin geçmesiyle gökyüzüne baktım.o an dışarı bakınca çatısı cam olan bir yerdeymişim gibi hissettim.bulutlar masmaviydi.öyle güzel ve huzurlu ki.küçükken bulutların beni taşıyabileceğine inanırdım. keşke taşısa da biraz oralarda uyusam :)
kuşlardan korkarım ama kuş olmak isterdim.kanatlarının olması mükemmel bir şey olsa gerek.
sonsuz özgürlük.. bu arada tesadüfen aldığım bir edebiyat dergisinde kedilerin tarihçesiyle ilgili müthiş şeyler öğrendim.en yakın zamanda sizle paylaşacağım. :)
şimdilik bu kadar.
hayallerimizi yaşayabilmemiz dileğiyle.

midem alınmalı

Allah cezamı verdi. bir kez daha beynim yerine duygularıma yenik  düştüğüm o yerde yarı aç karınla içmeye başladım.saat 9 u bulmadan sarhoştum. ve tabiki kustum.kusmaktan nefret ediyorum. kendimi zorlayıp bir şeyler yedim ve bulantı ilacı içtim tam iyi oldum sanarken şuan midem bulanıyor ayağa kalkamıyorum.zaten yatıp dinlensem daha iyi sanırım.
internetten aldığım 100 parçalık pasta dekorasyon seti ve 18 parçalık manikür seti bugün kargoyla gelecek umarım kuryenin üstüne kusmam. bunları yakaladınyakaladın adresinden aldım ikisi 19 tl. baya ucuz ve değişik şeyler oluyor bakmanızı tavsiye ederim.
benden bu kadar uzanma vakti :)

13 Mart 2011 Pazar

agresif miyim?


bu ara pek bir garip duygularla doluyum.

fotoğraf bloglarında dolanıyorum.

fosforlu şeyler giyiyorum.

gülümsüyorum.

11 Mart 2011 Cuma

bu kızı yeniden büyütmeliyim



içimde fırtınalar kafamda bulutlar dolanıyor. biraz gri biraz beyazım. duygularımla düşüncelerim birbirlerini kovalıyor.o kadar hızlı koşuşturuyorlar ki kafam karma karışık.ne düşündüğümü ne hissettiğimi kestiremiyorum. bunalıyorum,kırılıyorum,üzülüyorum. hayallerime geri kavuşabilmeyi istiyorum. iki katlı evim battaniyem ve kendimce fazla hayallerim. kağıttan gemilerim battı batacak hepsi yan yattı.doğrulmak için doğru zamanı bekliyorlar.duygularım gelip kaldıracaklar gemilerimi.ardından derin sularımı temizleyeceklermiş. eskisi gibi duru ve berrak olabilmek isterdim. sissiz düşüncelerim kimbilir ne zaman geri dönecek.
merak ediyorum,düşünüyorum,burkuluyorum.. yalnızlığımla koşuşturuyorum.

bu kızı yeniden büyütmeliyim
kor ateşlerde yürütmeliyim
değirmenlerde öğütmeliyim
farkındayım...

9 Mart 2011 Çarşamba

günümün özeti


eldiven,atkı,şapka,soğuk,feribot,kuşlar,tuzlu su,yaramaz köpek,likörlü türk kahvesi,midye tava,sıcak şarap,cosmopolitan,sütlü nescafe,hayal kurmak,soğuk,kalp ağrısı,mide bulantısı.bitmemiş sıkıntı.

8 Mart 2011 Salı

kalbim

yorgun.mutsuz.eksik.alışmış.yalnız.aşık.kayıp.gökkuşağı.umut.beklemek.erken.yağmur.


7 Mart 2011 Pazartesi


her gece daha yorgun 
her sabah daha kırgın
tam da bugün yapayalnız...

6 Mart 2011 Pazar

ağrılarım ve içmediğim ağrı kesiciler



sanırım bir anda 40-50 yaş yaşlandım.bu soğuk havalarda ayak bileklerim,kemiklerim hatta bel ağrılarım arttı.sanki romatizmaları olan yaşlı bir teyzeyim.çok yürüyünce belim ağrıyor.bir türlü uykumu alamıyorum.ruhum zaten bu sıralar 70 yaşındaki teyze ruhu kadar yorgun.
sanırım 1 hafta uyusam anca kendime gelirim. kış hastalığı mıdır nedir bu illete tutuldum.

denge yoksunu yazı


Bunalımın doruklarındayım ya da bunalım benim doruklarımda.
İzmir'de her zamanki kapalı yarı yağmurlu bir hava ev karanlık. sanırım bu bunalımda güncel olaylarında etkisi var. blogların kapanma olayından sonra yeterince öfkemi dışarıya veremedim bir bakıma içimde patladı.
bazen bunalıyorum koşarak camdan bombalama atlayasım geliyor ya da alıp başımı çayıra çimene yürümeye gidesim.aslında ben böyle anlarda ilk gördüğüm sahil durağında inip denizi izlerdim. denizin verdiği huzur ve sakinliği bir de çikolatada buluyorum ama denizin yeri ayrı evet evet ayrı.
"kalabalıklar içinde yalnızlık" hep hoşuma giden bu 3 kelimeyi yer yer içimde hissediyorum.
ayaklarım ağrıdan tutmayana kadar sahil boyunca yürüsem birkaç kedi köpek sevsem gözlerine baksam iyi gelecek de işte erteliyorum sanırsam aptal ben.
yarın ders programım öyle aptal ki çıldırmak üzereyim.sabah ödev vermek için aptal bi dersime girmek zorundayım ondan sonraki dersim 3,5 - 4 saat sonra eğer o dersim iptal olursa rahat bir 5 saat beklemem gerekecek ama ben bekler miyim hayır tabiki salak değilim.bu soğukta hasta olmaya niyetli değilim.onun yerine sahilde oturarak hastalanmaya niyetliyim :)
bu hafta erken dersimin olduğu her gün sabah kahvaltısı olarak yediğim poğaçamı tanıştığım yeni kedilere yedirdim.kalabalıklar içinde kediyle konuşarak onu ellerimle beslerken bazen insanlar bana bakıp fısıldıyor.tahminimce yaşlanınca 150 kedili yalnız kadın olacak diyorlardır.
arkadaşlarım tarafınca hayvansever panter leyla olarak etiketleniyorum. ben yanlarında yoksan bir kedi köpek görüyorlarsa hemen beni anıyorlarmış.öyle mutlu oldum ki.sanırım insanlar kedi köpek gördüklerinde akıllarına benim çılgın hayvanseverliğimin gelmesi gurur verici.
blogum benim güzel ve yakın arkadaşım bizi kimse  ayıramayacak sana kimse dokunamayacak merak etme bebeğim öperim çok.

bu kapalı havada size hediye şarkım :

3 Mart 2011 Perşembe

nanemolla


şu blogspot kapanma olayından sonra daha hararetli yazılar yazmam gerekirken tıkandım kaldım. mutsuz muyum bilmiyorum bir sürü duyguyu bir arada yaşıyorum.baş ağrımla birlikte gerginliğimi temizlik yaparak attım.dolabımı indirim tekrar düzenlemekle kalmayıp tişörtlerimi bile ütüledim.uzun süre idare eder beni bu çılgın günüm. ağzımı açsam içimdeki kasırgalar koşacak dışarı.
pazartesiye bir eleştiri ödevi hazırlamam gerek.
yine uyumak ve bir süre için uyanmamak istediğim günlerdeyim.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...