30 Kasım 2011 Çarşamba

Finitoo




sonunda vizelerim bitti.dün o kadar diken üstünde uyudum ki.nedeni ise sınavlarımdan birine hiç çalışmamış olmamdı. sabahın köründe evden çıktım. her yer karanlıktı. durağa gidene kadar derse,dersi bulana,o okula gelen kendime sövdüm durdum sürekli.
neyse ki şansım yaver gitti de iyi geçti sınavlarım ve ilk vize sezonunu atlattım.
şimdi müthiş süpersonik baş ağrım var.
yarın will & grace ve downton abbey izleyeceğim.
çok mutluyum :)

sakin bir şarkı 

29 Kasım 2011 Salı

ben bir hayale daldım







ne müthiş şey resim yapabilmek.
ilköğretim ve lise zamanlarımda hep en sevdiğim dersti resim. resim yapmanın olağanüstü bir sakinleştirici etkisi olduğuna inananlardanım.
dün eylül sayesinde öğrendiğim Milt Kobayashi'nin resimleri üsttekiler. bir sürü vardı ama bunlar benim kesinlikle favorilerim oldu.
keşke dedim resim yapabilsem bende. aslında öyle yanlış bir bölümde okuyorum ki.
ya dans etmeliydim ya resim yapmalı ya tamamen fotoğrafa odaklanmalı ya da herkesi hayran bırakacak tatlılar yapmalıydım.
şimdi okulumu bıraksam ve bir resim kursuna başlasam ne kadar zamanda bir şeyler üretmeye başlarım bilmiyorum.
hayal kurmak dünyanın en güzel şeyi.
yarına 2 sınavım var bu yüzden hayal kurmayı bir kenara bırakıp makinedeki çamaşırları asmaya başlayarak kendime gelebilirim.

the arcade & david bowie - wake up


28 Kasım 2011 Pazartesi

siyah dikişli çorap ve kırmızı ruj




ne muhteşem filmdir Moulin Rouge.
her izlediğimde bir kez daha hayran kalırım tüm kadrosuna.

ben yanlış zamanda doğmuşum şimdi kendime uygun bir meslek düşünemiyorum.
belki de o zamanlarda doğmalıydım. arkası dikişli siyah çoraplar,bilekten bantlı topuklular,korseler,kırmızı ruj...
o zaman kadınlar daha özel,ulaşılmaz ve ilham vericiymiş.

siyah dar kısa bir elbise,siyah arkadan dikişli bir çorap,topuklu ayakkabı ,dalgalı kısa bir saç,kırmızı  ruj...
şuan ki yüzüme sahip olmak isterdim yine ve çok daha kıvrak ve çok daha iyi dans eden bir kadın olmak isterdim o zamanda.
erkeklerin ,sadece bir bakışıyla ilham aldığı o kadınlardan olmak isterdim. uğruna değişebildikleri bir şeylerden vazgeçebildikleri.
aslında ne güçlü kadınlardır onlar. gururlu cilvekarlıklarıyla onlarca erkeğe aynı anda ilham verip kendine hayran bıraktırırlar.
o zamanda öyle bir kadın olsaydım keşke.çok zengin olmayan ama gözde,göklerde hissettirilen.

herkesin bir dönemi vardır. benimki de belki budur.

bu gece moulin rogue gecesi.izleyip rüyamda o pistlerden birinde o kadınlardan biri olup birilerine ilham verme gecesi.

Downton Abbey


Bu ara bayılarak izlediğim yeni bir dizi var ; Downton Abbey. Emmy ödüllü enfes bir dizi. Türü drama.

Aslında çok da fazla bir şey anlatmak doğru gelmiyor izleyin istiyorum.

Bu yüzden fotoğraflarla bir tanıtım olsun istedim.
Yok ben ille de bilgi isterim derseniz buyurun imdb
Dizinin vazgeçilmez müziği













27 Kasım 2011 Pazar

Hafta sonu günlüğü

vize haftamın ilk yarısını tamamladıktan sonra Akçay'a gittik.
muhteşem geçti diyemem ama kötü de değildi. ben yağmur çizmelerimle gittim kesin bir macera yaşarız diye. öyle de oldu ben ,hasan ,orhun ince ve sakin bir akarsudan içindeki kaya gibi taşlara basarak karşıya geçtik. benim için baya heyecanlı geçti bu kısımlar.keşke fotoğrafım olsa da o şapşal yüz ifademi görebilseniz :)
sadece orhun fotoğraf çekebildi çünkü benim makinemin içinde kart yokmuş meğer.
baya mangal falan yapıldı ben hariç herkes içti.ben biraz daha midemi dinlendirme taraftarıyım.
bu hafta yine başıma yeni şeyler geldi. aldığım bir dersi almamış gözüktüğüm için seneye tekrar alacağım iyi yanı ise sınavına daha girmemiş olmamdı.
diğer başıma gelen şey ise kullandığım demir ilacı alerji yaptı her yerimde minik kızarıklıklar çıktı uyuz olmuş gibi kaşındım. şimdilik demir ilacına 2-3 günlük ara verdim.
neyse ben akçay gezisine geri döneyim. tek eğlenceli yanı gece yattığımız yerden sabaha kadar efsane muhabbet döndürmemiz oldu :) aa bir de bu sabah kahvaltı yaptığımız yer. dönüş yolunda da baya eğlenceli geçti.yine bu gezinin 3 silahşörleri biz şarkı söyleyerek izmir'e döndük.
değişiklik iyidir özellikle de sağlığınıza kavuşmuşken :)

kapanışı bu hafta tavsiye üzerine dinlediğim Jen Wood ile yapacağım.

18 Kasım 2011 Cuma

benim gelecekten bir hatıram



hem Eylül'e burdan gecikmiş bir teşekkür edeyim hemde blogum son zamanlarda yazı doldu güzel bir resim olsun.
seni seviyorum bebek.bol resimli,yünlü ve sıcak çikolatalı bir tatil hayali kuruyorum :)

bu da şarkımız olsun

17 Kasım 2011 Perşembe

bu aralar üç nokta

sabah kötü bir bulantıyla kendimi zorlayarak okula gittim.metrodan iner inmez bir kenara oturdum kepekli simidimi yiyip midemin iyileşmesini beklerken sarı bir kedi sokuldu yanıma.
önce simite baktı sevmeyeceğini biliyordum ama yinede bir parça verdim.kokladı suratıma baktı sanki "gerçekten bunu yemek hoşuna gidiyor mu ? " der gibiydi. pek güzel olduğunu söyleyemezdim ama mide asitimi bastırması yeterliydi o an. tekrar yanıma çıktı patilerini cebime soktu,çantamın sapıyla oynadı ama halim yoktu uslu dur dedim. yanıma sıkıca sokuldu kıvrıldı ve uyudu. derse gitmesem onla mı kalsam dedim ama olmazdı gitmem şarttı. iyi uykular dedim kıpırdandı.beklediğimden daha güzel bir ders geçti. artık midemde iyiydi. eve geldim biraz çorba içtim kaynar bir banyo yaptım şimdi tekrar yemek yemek için hasanı bekliyorum. yemekten sonra belki uyurum aslında uyumamalıyım ders çalışmalıyım.pazartesi 3 sınavım var. yoğun günler geliyor. daha iyi olacağıma inanıyorum.sağlıklı olmayı istiyorum sizinde sağlıklı olmanızı isterim.  öperim.

16 Kasım 2011 Çarşamba

eskiden hep "önce sağlık "dediklerini duyardım.insan başına gelince anlıyor.önce sağlık diyorum hep kendime şimdi sağlıklı olmak istiyorum eskisi gibi.sağlıklı olmak için çaba harcıyorum derin nefesler alıyorum.
lütfen tanrım sağlıklı bir midem olsun.

13 Kasım 2011 Pazar

hop okul başladı

o kadar uzun zamandır sağlıklı okula gitmedim ki yarın gidecek olmak gözümü korkutuyor.
 yapılacak bir sürü şey var.notlar çektirilecek.yeni kent kart başvurusu yapmamız gerekiyormuş.
sınavlarıma bir hafta kaldı oturup çok sıkı ders çalışmam gerekiyor. pazartesi günü 3 sınavım birden var. o kadar aradan sonra ceza gibi ödüm kopuyor. ama bu sefer kararlıyım çok düzenli ve sıkı çalışıp son güne bırakmayacağım.
işler birikti.

9 Kasım 2011 Çarşamba

11.11.11

tam da bu tarihte ve bu saatte otobüsüm var izmire gideceğim. farketmeden bu tarihe ve bu saate aldığım bilet beni ürküttü.insanların evlenmek için falan bekledikleri özel bir şeyler olduğuna inanılan bu tarihte şehir değiştirme girişiminde bulunmasaydım diye düşünüyorum.böyle sayısal şeylere pek inancım yoktur ama tırstım diyebilirim. hayatımda bir dönüm noktası olurmuş hayatım artık mükemmel olurmuş loto falan çıkarmış öyle şeyleri kabul ederim elbette. bir de 11. katta otururyorum.umarım hayatımın şans dönüm noktası olur artık her şey düzeliyordur bu da ona işarettir. kendimi pozitif kandırırsam pozitif şeyler olacak diye inanmalıyım.
böyle küçük tesadüflerde güzel şeyler yapmak en iyisi sanrım nolur nolmaz diye :)

bu da bu ara dilime en takılmış şarkı

7 Kasım 2011 Pazartesi

bayram gelmiş hemen gitmiş



kurban bayramını pek sevmem hatta hiç sevmem.küçüklüğümden kalma trajedi dolayısıyla kırmızı et tüketemiyorum ya da zorunluluktan tüketiyorum.

benim için bayram kalabalık aile kahvaltısı,ananemin yaptığı haşhaşlı ekmeklerden ibaret.belki bir de karnım ağrıyana kadar çikolata yemek.  daha fazla bir beklentim yok. artık kapı kapı gidilen akraba ziyaretlerinden de hoşlanmıyorum.benim için önemli olan herkes kahvaltı masasında oluyor zaten. fazla akrabanın gereksiz olduğunu düşünenlerdenimdir zaten çok da akrabam yok bu yüzden kendimi şanslı hissediyorum.
akrabadan daha güzeli bence aile dostlarıdır onlar akrabalardan çok daha iyi olabiliyor.
bugün babama gideceğim.alpitim ve babamla da bir bayram günü geçireceğim.
cuma izmire döneceğim. kafamda netleşmeyen şeyler de var ama daha iyiyim.
beni daha fazla hasta etmemeni umuyorum izmir. en azından bir süre dayanabiliriz.
kafamda binbir düşünce.
bu şarkıyı da kendime yolluyorum :)
iyi bayramlar

3 Kasım 2011 Perşembe

Şans Kapıyı Kırınca

Hastalık yüzündne apar topar geldiğim istanbul şans üstüne şans getiriyor baya.
yarın biyopsi sonucumu alıcam midem eskisine göre biraz daha iyi durumda.
okulda korktuğum şey şuan yoluna girmiş gibi gözüküyor.
eylül resmimi yapıyor öyle de güzel yapıyor ki resmen kendimi beğendim.
üstüne bir de başkaları tarafından beğenildim.cumartesi günü modellik yapıcam bir sürü insan aynı anda beni çizecek.hem heyecanlıyım hem çekiniyorum hemde aşırı seviniyorum.azıcık bile olsa kendi paramı kazanıcam.tamamen yeni bir şey deneyeceğim.hayatımda bir ilki gerçekleştirip ilk iş stylingimi yapacağım.
utanmasam iyiki hastalanmışım diyeceğim ama yinede bu hastalık fena şey.
kafamda yepyeni şeyler var karar aşamasında bazıları raflardan iniyor bazıları rafa kalkıyor.  şimdiden iyi hafta sonları dilerim.
tıktık

2 Kasım 2011 Çarşamba

çift katlı otobüs heyecanı

n zaman çift katlı otobüsle taksime geçsem trafik bile olsa büyük keyif alırım.her binişimde sanki ilk binişim gibi heyecanlanıp üst kattaki ön koltuğu kapma çabasına giriyorum.sanki istanbulun sevdiğim yerlerini gezdiren bir tur otobüsü gibi. önde kim oturursa otursun yanı boşsa hemen gider otururum.çift katlı otobüsün asıl zevki üst kat ve en önde oturduğunuz zamandır. köprüden geçerken oralarda bir evde oturduğumu hayal ederim. istanbul'u sevmediğimi söylüyorsam (külliyen yalan ) bunun nedeni yıkık dökük eski bir cumbalı evin bile bana hayal kurmamı sağlamasındandır.
yarım saat sonra evden çıkcağım şimdiden dua etmeye başladım ön koltuk boş olsun diye.fotoğraf makinem olmadığı için çekemeyeceğim ama söz fotoğraf kadar güzel betimlerim.

cem adrian dinlemeyeli uzun zaman oldu ara vermemeliydim buyrun ondan bir sonbahar

1 Kasım 2011 Salı

Git Gel

hem fiziken hem de ruhen git geller yaşıyorum. babamın eviyle kendi evim arasında yeni bir git gel çıkmazındayken dün liseden bir arkadaşımla karşılaştık. ikimizde lisede olmak ne rahattı diye düşündük bir an.şimdi 5-6 yılda bitecek bir üniversite hayatının yarısında dert yanıp ilişkilerimizi konuşup eğlendik ayaküstü. şakalaştık. fotoğraflarında çok mutlu görünüyorlar bende benimkilerde.ama gerçek hayata geçince her şey çok farklı oluyor. içimde büyük kum fırtınaları her gün farklı bir karar alıyorum.kızıyorum hatta öfkeleniyorum ama kendimi üzmemeye çabalıyorum. üzülmek yok artık.şimdi çocukluk aklıyla aldığım kararı sağlamlaştırıp arkasında durmalı ve yıkılmaz hale getirmeliyim.biriyle ya da yalnız hiç farketmez.
yarın eylüle gideceğim.kulaklar çınlatıp küfürler edeceğiz.yeni kararlar alıp belki de uygulamayacağız.
en çok korktuğum mutsuz iki kadın olmamız. ortak b planımız var bir gün ikimizde pes ettiğimizde uygulayacağımız.

insanların sizi üzüp hasta etmelerine izin vermeyin. insanları kendinizden de çok düşünmeyin. asla anlamaz ve değer bilmezler. kendinize yazık edersiniz.
bu geçmişte de böyle oldu şimdi de gelecekte de olacak.

dinleyip gaza gelelim.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...