28 Haziran 2012 Perşembe

Kepli küplü günler





Sonunda sevdiceğim mezun oldu. 2 gündür onun heyecanlı koşuşturmasını yaşıyorduk. Salı günü onun kep ve cübbesiyle bende fotoğraf çekildim.2. sınıf olmama rağmen geçen yıl ve bu yıldan kepli fotoğraflarım neredeyse tamam :) Şaka bir yana onların fakültesi sahneye çıktığında sanırım elim ayağım birbirine karışmıştı. Şimdi bu kadar heyecanlanıyor iken kendi mezuniyetimde vaziyetin ne olacağını tahmin edemiyorum.
Fotoğraf makinesini bir ara o kadar titrettim ki son fotoğraflar biraz fazla bulanık. Sonrasında bile ellerimin titriyordu. O anlar çok farklı hissediyor insan hem bir an önce mezun olmak istiyor hem korkuyor. Bir anda kendimi onun yerine koydum ne yapardım, nasıl davranırdım hiç bilemiyorum. 

Akşamında da Çeşme'deki Kafe Pi ' ye gittik. Akşamı dediğim kep töreni sonrasında oraya gitmemiz 12 yi geçmişti. Önce çorbacıda çorba içtik ardından oraya gittik. İlk kez gidiyorum karanlık olduğundan aşırı inceleyemesemde hoş bir mekandı sevdim. Herkesin her kıyafetle gelebileceği bir mekan.
Uzun zamandır alkol tüketmediğimden 2 votka yetti bana :)
Dönüşünde de yine o çorbacıda çorba içip öyle döndük.
Dönüşümüzde neredeyse gün ağarmak üzereydi dönüşümüz serviste uyumakla geçti yani en azından benim öyleydi. Uyandığımızda Şen Yuva'ya kahvaltıya gittik ardından eve döndüğümüzde tekrar uyuduk. Yani dünümüz biraz fazla uyumakla geçti.

Bunlarda kahvaltıdan. Eğer İzmir'de yaşıyorsanız ya da yakın zamanda gelecekseniz kesinlikle gitmenizi tavsiye ederim.







Sıradakilere de tez zamanda işleri hazır bir şekilde mezun olmayı dilerim :)

Şarkısız son yok


















18 Haziran 2012 Pazartesi

evde su savaşları






Yeni evden ilk fotoğraflar. Eve taşınır taşınmaz ilk yaptığım şey rüzgar gülünü almaktı. Yıllardır hep isterdim ama taşındığımız evlerin balkonları uygun değildi. Bu sefer ki en uygun olanı çoğunlukla rüzgar gülü aktif bir  biçimde. İnsanlar evime gelirken apartmana uzaktan baktığın kesin şu daire diyecekleri bir balkon yapıyoruz :)  En keyiflisi de o.
Üst taraftaki fotoğraf ise yatak odasından. Aynayı ikea dan aldık. Yanındaki aksesuarlarımı astığımı da önceki yıllarda yine ikea dan almıştık. Fakat o aslında fotoğraf asmak içindi ben onun yerine aksesuarlarımı asmaya karar verdim çünkü çanta içinde kolyeler tam bir kör düğüm oluyor.
Koçtaş yüzünden madur ve salonda yatar haldeyiz. Gelmesi gereken 1 karyola 1 yatak ve 1 kitaplığımız vardı fakat sipariş vermeyi unuttukları için ortada yatak yok cumartesiye kadar kanepede uyumaya devam. Hizmet açısından koçtaş ın bu kadar kötü olduğunu bilmiyordum.

Faturaları kaybetmişler,yanlış isim yazmışlar, 2 hafta öncesinden aldığımız şeyleri sipariş vermeyi unutmuşlar ve daha fazlası. Bunun sonucunda ise yine gamsız bir şekilde konuşma yapıyorlar. Yüze telefon kapıyorlar. Sanırım bu son koçtaş alışverişimizdi. Bir daha koçtaştan bir iğne bile almak istemez hale geldim.

İzmir'de hava sıcak hatta fazlasıyla sıcak. Evden çıkmamaya çalışıyoruz çıkarsak da alışveriş merkezine gitmeye özen gösteriyoruz.
Hava o kadar sıcak ki dışarı çıkarken ne giyeceğimi bilemiyorum bu yüzden evde kalıp don atlet gezmek et cazip seçenek gibi geliyor.

Bu sıcaklarda hepimizin sıvıya dönüşmemiş olmasını diliyorum.

Neyin var bugün 

12 Haziran 2012 Salı

Ilık Deniz Yüzülesi Deniz

Uzun zaman bloga yazmayınca vicdanım sızlamaya başlıyor aklım hep blogda kalıyor.
Taşınma işlerimiz bitti neredeyse yerleştik, zorlu ve yorucu süreci atlattığımızı düşünüyorum. Pazartesi birkaç yeni eşyamız gelecek, yine bir yerleşme yerleştirme maratonu oluşacak olsa da şimdiki evimizi seviyorum.
Her odamız aydınlık,yeni bina olmamasına rağmen ufak bir odamızı yine giyinme odasına dönüştürdük. Gelmesini dört gözle beklediğimiz misafirlerimiz içinse aydınlık balkonlu bir misafir odamızda var.
Yavaş yavaş her şey hazır olmaya başlıyor ardından güzel anılar bekliyor bizi bu evde inancım tam.
Bu evde yeni planlarda var.Geçen yıl hastalığım yüzünden nefret ettiğim evden sonra bu evde yeni yemekler,tatlılar denemesi yapacağım
Yapacağım bazı tatlıları internet üzerinden satma gibi bir niyetim var ama bakalım neler olacak.

Şimdi birkaç günlüğüne bodrumdayız.
Artık güneşlenmeyi pek sevmez hale geldim nedense. Bu ara yeni aktivitem çimlerde gölgelenmek.
Birkaç gün önce olan Fethiye'deki depremi bizde buradan tüm şiddetiyle hissettik.
17 Ağustosdan sonra hissettiğim en şiddetli depremdi.

Tedbir elden bırakmamak lazım.

Burada kara sinekler ısırmaya başladı. Aslında ısırmayıp bir parça koparıyorlar. Yara bere içinde kaldım.

Neyse
Tatlı yaz şarkım. 
ı
http://grooveshark.com/#!/artist/Cocoon/781884
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...