31 Temmuz 2012 Salı

Kes-biç plaj elbisesi olsun




Bu tişört sanırım ben burada değilken hediye gelmiş. Tişört dediğimde iki xl ya da 3 xl. Sağolsun annemde giyerim diye saklamış.Bende hemen kesip biçtim kendime plaj elbisesi yaptım. Büyük beden olmasına rağmen bu kadar yakası dar bir tişört görmemiştim sanırım bu yüzden yakasını anında kestim. Arkadakileri yaparken makasla elimi kestim (!) Nasıl becerdiğimi ben bile anlayamadım. Bu yüzden arkasına o şekilde bıraktım. :)
Bilgisayarımda photoshop geçici nedenlerden dolayı olmadığı için fotoğraflar biraz karanlık kaldı.

Bir de İzmir'de dönmeden önce yaptığım başka bir plaj elbisesi var. O daha farklı tabi. O, hasan'ın favorim olan tişörtlerinden bir tişörttü. Gözüm mü kaldı noldu yırtıldı :D Bende onu kesip biçtim ama o bundan daha iyi oldu. Bunun kollarını teğellemek gerekiyor biraz kötü kesip biçmişim :)

Hava durumunda bugün için yağmurlu gösteriyordu.Sadece sabah 6 da 5 dakikalık bir yağmur yağdı geçti hüsranlardayım. Neyse ki bugün hava rüzgarlı da biraz denge sağlandı.

Bugün blogumda temizlik yaptım. Önceki kayıtlarda açılmayan ve hata veren tüm görselleri tek tek sildim. Hayret ki bunu yapmaya  hiç üşenmedim :)

Bu şarkıyı da çok severim :)

30 Temmuz 2012 Pazartesi




Sen ve ben bataklığın üzerine yapılan ev gibiydik, temelimiz çürüktü.

28 Temmuz 2012 Cumartesi

Kadınlar hakkında bir şey

İllüstrasyon çalışmalarına karşı ayrı bir beğenim oluştu. Bu çalışmalar Something About Women adı altında Peony Yip adlı illüstratörün çalışmaları. Ben çok beğendim ve kafama göre bir sıraya dizerek paylaşıyorum sizinle. Umarım sizde seversiniz.

şarkı da bir yandan
















Daha kaç kez omuzlarımı kıracağım ?



Hiç tanımadığım birine sürekli dert yanmak istiyorum.

Yine eskilerden bir şarkı.


26 Temmuz 2012 Perşembe

içim gül biraz güldür biraz*



O zor elde edilen mutlu günleri bozacak elbet bir şey oluyor. Bir yerden patlak veriyor. Ağlatıyor,hatırlatıyor ve kanırtıyor. Bu ara psikolojim sir rüzgarın elinde oradan oraya savruluyor. Kafamın boş olduğu huzurlu sessiz sakin ve ilacım olacak bir şeyler peşindeyim. Sakin ve mutlu olup kedi gibi mırıldamak istiyorum.

25 Temmuz 2012 Çarşamba

Batan geminin malları misali





           Bu gömleği aslında İzmir mango da da görmüştüm fakat alışveriş konusunda kendimi dizginlediğim zamanlardı. Sadece baktım ve o kadar çok istememe rağmen almadım. Sanırım o kadar gönülden istemişim ki İstanbul a geldikten sonra tekrar karşıma çıktı  :)
Küsüratlarını yuvarlayarak söylersem bu gömlek 100 tl den 20 tl ye inmişti. Özellikle İzmir'de bu tür her mevsim giymek mümkün oluyor havalardan dolayı. Kumaşı çok yumuşak. Ben yelek gibi kullanmayı düşündüğüm için M beden aldım :)



            Bu tişörtü de aynı şekilde İzmir mango da gördüm. Hatta denemiştim fakat sadece S bedeni vardı. Kalıbı ufak ve biraz kısa bir tişört olduğundan yaka kısmı çok daraltmıştı beni. Burada M bedenini bulunca denemeden aldım hemen. Tişörtün kolu ve alt kısmında gözler var kalan kısımda ise sanırım görülebiliyor eller var. Bana Mısır'ı hatırlattı :) Fiyatı ise 45 tl den 13 tl ye düşmüştü.
   
            Bunu ve aşağıdaki kazakları denediğim pantolonların üzerimdeki kötü durması yüzünden yaşadığım hayal kırıklığı ile kendimi reyonlara vurduğum sırada buldum. Kumaşları çok güzel incecik ve yumuşak. Tam sıcak ama rüzgarlı günler için. bu kazak hafif yarasa kol modelini andırıyor. Bu da 55 den 14 e inmişti.




                  Yine ince ve yumuşak bir kumaş bel kısmına doğru lastikli bir yapısı var.Bu da 77 den 14 e inmişti.



       Fazla buruşuk olduğu için biraz rahatsız edici olsa da belden lastikli hoş bir keten etek. Aslında tam yazlık. Ben sanırım fazla rahatıma düşkün olduğumdan seçtiğim şeyler rahatlığıyla öne çıkanlar.Bir de asker yeşili vardı fakat turuncu daha çok kullanışlı olur gibi geldi o an.
Etek 77 tl den 20 tl ye düşmüştü.

          Geçen yaz buna benzer ipek renkli bir pantolon almıştım o kadar kullanışlı ve rahatlar ki. Üstelik hem bir kına gecesinde giymiştim hemde günlükte. Bu tarz pantolonlar kullandığınız parçalara göre her yere uyum sağlayabiliyor. Bunun kumaşı da aynı şekilde ince ama mat bir kumaş. Bu da 90 tl den 20 tl ye düşmüştü.










Bir de fotoğrafını çekmeyi unuttuğum hoş bir kolye aldım. O da 8 tl idi. N zaman kurtköy deki mango ya gitsem kesinlikle girdiğimde birkaç şey alıyorum. Çünkü yıl içinde sürekli indirim halinde. İnanılmaz ucuz ve pişti olunması zor ürünler oluyor.
Ayakkabılar ve çantalarda bu sıralar pek indirim olmuyor. Genelde yaz sonu indirimde oluyor. Kendiniz gitmeye kalktığınızda ne kadar kolay pek bir bilgim yok arabayla gitmediğim zamanlarda viaportun müşteri servisini kullanıyorum ama o da çeşitli semtlere var. Vaktiniz olduğu zaman bir gitmelisniz derim.
Çok fazla mağaza var ama ben mango ya girince orada alışveriş bütçemi tüketiyorum.Umarım bir gün diğerlerine de sıra gelir :)

Üşenmedim bu postu hazırladım ama vicdanım bloguma karşı çok rahat :)

İyi geceler ,günaydın, iyi günler şarkısı :)

Atık tepe tası

İstanbul'a geldiğimden beri koşuşturmadan daha hiçbir şey yapabilmiş değilim. Daha başıma ne gelebilir ki dediğim andan itibaren başıma gelenler tepemin tasını attırır cinstendi. Yok artık bundan da kötüsü olamaz demeyin her zaman dahası var.

Tek yapabildiğim alışveriş viaport mangodan birkaç parça bir şey almak oldu geldiğimden beri. Bilmeyenler için oradaki mangoda her zaman indirim var en az 3 parça indirimde ürün alabilmeniz mümkün.

Bilgisayarım formattan geldiğinde o ürünleri de bloga koyacağım. Şimdi kadıköy de 15 tl ye espadril satan bir yer olduğunu öğrendim. Servis bu hafta içinde geri bildirim yaptığı takdirde bahaneyle espadrillere de bakabilirim.

Tepemin tası atmış bir şekilde memnuniyetsizliğimin doruklarındayım.

bu ara tek iyi şey eski fotoğraflarımı sakladığım bir cd yi bulmam oldu. Oradan da bir şarkı.

16 Temmuz 2012 Pazartesi

Patlak termometre günleri

Sanırım bugün hava, sıcaklığın doruklarındaydı. Sabahın köründe dışarı çıkmama rağmen üzerimdekiler sanki derime yapıştı. Eve dönerken gördüğüm sahafdan kitap seçerken 10 dakika da nasıl güneş çarptı onu bile çözemedim. Etrafta ruh gibi geziyorum.
Neyse ki yarın yağmurlar geliyormuş havalar 5-6 derece soğuyacakmış. Püfür püfür esen evim esmez halde ailecek ayılıp bayılıyoruz.
Bugün dışarı çıkmamın güzel yanları çekirdekli simit yemem ve 5 tl ye sahafdan 5 kitap almam oldu.

Biz böyle ayılıp bayılırken sokaktaki masumlar da ayılıp bayılıyor. İnsanlığı olmadığı için su kaplarını atanlar olsa da siz yinede o güzellere 1 kap su koymayı unutmayın.

12 Temmuz 2012 Perşembe

İstanbul ul ul ul l ll lll

Sonunda dün akşam İstanbul'a geldim.

Polisiye ve aksiyon dolu dün akşam sonunda bugün kuzenime kitap almaya gittik.
Kedim tüm gece ayağımın dibinde yattı. ( Bu bana küsmediği ya da kızgın olmadığı anlamına geliyor ) Bu yüzden çok mutluyum. Sabah da pek güzel dakikalar geçirdik.

Bugün optimum a gittik çok fazla araştıran gözle bakmasam da  payless shoesource 'un mağazasını gördüm. Orada diğer mağazalara oranla çok daha uygun fiyata ayakkabılar bulabilirsiniz. Dediğim gibi tam olarak inceleyemedim.
İstanbul'a çok az kıyafetle geldim çünkü burada ucuz alışverişin dibini bulacağım.
En yakın zamanda size ucuz ve güzel alışveriş yerlerini ve aldıklarım hakkında bir yazı ve rehber hazırlayacağım.

Bu akşam doğum günümü gecikmeli bir şekilde ailemle kutlayacağım. Şimdi pastamı yapmaya gidiyorum :)

Herkese iyi ve serin tatiller. :)

10 Temmuz 2012 Salı

Karmaşık duygular denizinde bir balık

İzmir'den ayrılırken üzülüyorum ama bir yandan da İstanbul'a gittiğim için seviniyorum.Sonra aynı şey İstanbul'dan dönerken oluyor. Sanırım bu 2 şehirde artık benim evim gibi oldu. Daha derine inince kavuşmalar buruklaşıyor arkalarında bir veda olduğu için. Yine de özlemek güzel şey. İnsan ne kadar değer verdiğini,sevdiğini,bağlandığını anlıyor.

İstanbul'da yapılacak bir ton şey var. Aileyle zaman geçirmek sonra diğer aileyle zaman geçirmek,  dino, arkadaşlar. Yapılacak çok şey görüşülecek çok insan var.

Bavul hazırlama en beceremediğim iştir. Hiçbir şeyi sığdıramam ya da gereksiz fazla kıyafet alırım. Bakalım bu sefer hedefim çok az eşya ile İstanbul'a gitmek. Umarım başarabilirim :)

Bu ara bu şarkıyı çok sık dinliyoruz. İçinde kendi hayatımızdan birçok şey bulduk.Dinledikçe gülümsüyorum,eskilere dönüyorum. Umarım seversiniz :)

5 Temmuz 2012 Perşembe

Rüzgarlı gün sonu burun soyulması




Hep fotoğraf çeken olunca fotoğraflarda görünmeme gibi bir sıkıntı çıkıyor ortaya. Bende baktım yine bu gezide fotoğrafım olmayacak ayaklarımı soktum kareye öyle çektim fotoğrafı. Geçen hafta sonu 2 günlüğüne Doğuş'un yanına Kuşadası'na gittik. Sanırım dalgalı denize girmeyeli epey olmuş. Denize girerken her büyük dalgada zıplamanın verdiği eğlence apayrı. Kıyı biraz pisti.Sazlıklar dalga yüzünden kalkan kumlar rahatsız edici olmasına rağmen açıklar baya temizdi. En büyük eğlencemiz plastik top alıp saatlerce onunla oynamamız oldu. Bu sayede hepimiz ıstakoza döndük :) 
Bir ara Doğuş kıyı tarafın pisliğini Hindistan'daki sulara benzetti, özellikle pazar günü durum o kadar vahimdi. Tabi ki sonrasında mikropların gazabına uğradık. 
Gölköy'ün denizine alışınca diğer yerlerin gerçekten de tadı olmuyor. Ne kadar derine giderseniz gidin her zaman ayaklarınızı görebileceğiniz berraklıkta oluyor su. 

Haftaya İstanbul'a dönüyorum. Orada yapılacak bir sürü işim var, görüşülecek arkadaşlarım. 

Bu da Eylül, geçen yıl bizim yanımıza geldiğinde ikea günümüzün videosu :)

video

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...