14 Kasım 2012 Çarşamba

vizeler gümbür gümbür geliyor



Vizelerin yaklaşmasıyla doğal olarak sıkışmalar son ana sıkıştırılan projeler için koşuşturmalar başladı. Önceki yıllara oranla bu yıl daha az dersim olduğu için tüm sınavlarım neredeyse ilk haftada bitiyor. Umarım hepsi iyi geçer de sınavlar bitiminde kalan diğer haftayı güzel bir tatille kafa dinleyerek geçirebilirim.

İzmir'de inanılmaz bir 10 Kasım anma törenine katıldık. İzmir'de törenlerin yeri, hissettirdiği duygular apayrı. Resmen anlatılmaz yaşanır bir andı.

Son zamanlarda hatırladığım kadarıyla Ruby Sparks'ı ve Reha Erdem'in  Kaç para kaç filmini izledim.
Şuan Venedik'te Bin Gün kitabını okuyorum. Kitabın daha yarısındayım ama kitabı çok beğendim hevesle ve hayalimde canlandıra canlandıra okuyorum.

bu ara severek dinliyorum

6 Kasım 2012 Salı

saykolocikıl

Yan sekmede çalsın dursun


Bu ara havalar güneşli ve rüzgarlı. 

Okula öyle az gidiyorum ki sanırım buna bünyemde alıştı okula gitmemek adına hasta oluyor.
Her neyse bugün gidilemeyen sergilere,müzelere gitme günü ilan ettik. 

İlk durağımız Arkas'dı. Sessizliğin Yankısı isimli kütüphaneler ve opera binaları hakkında bir fotoğraf sergisine gittik. N şanslı insanlar var ki görkemli ve muhteşem opera binaları ve kütüphanelerin bulunduğu şehirlerde yaşıyorlar. 
Bir önceki serginin de kitabını yapmışlar bizde o sergiyi çok sevmiştik kitabını kaçırmadık aldık. Batılının Fırçasından Ege'nin Bu Yakası

Ardından yine Alavara'ya gittik. Alavara artık bozulmaya başladı eski tadı tuzu yok ama o açlıkla yinede silip süpürdük. 

Ardından hep merak ettiğimiz ama bir türlü bulamadığımız Mask müzesini bulup gittik. Müze deyince insanın beklentileri artıyor. Benim beklediğim masklarla bulduğum masklar birbirini tutmadı 2 katlı ufacık mekanda azıcık mask görüp memnun olmadan orada ayrıldık. 

Rotamız Atatürk Müzesi idi fakat oraya gelmeden Neşe ve Karikatür Müzesi'ne rastladık. 
Gelmişken oraya da girelim dedik. Müze gerçekten çok eğlenceli geçti. Favorilerimden birkaçı kol saatli not defteri,x ray cihazı, zoraki tokalaşma mekanizmasıydı. Müze büyük olmamasına rağmen baya eğlendik.
Neyse ki sonu mask müzesine benzemedi. 

Ardından Atatürk Müzesi'ne gitmek için yola koyulduk fakat tadilatta olduğu için giremedik. 
Bizde kordon boyunca yürüyüp vapurla eve döndük.
Vapur kalktığında öyle bir gün batımı vardı ki hayran kalmamak elde değildi. 


  



3 Kasım 2012 Cumartesi

Moonrise Kingdom




Uzun zamandan sonra bloga dün izlediğim bu enfes film ile dönüş yapıyorum.

Wes Anderson filmlerini sevenlerin beğenisini kazanacağına inandığım bir film Moonrise Kingdom.
Filmin sakin ve huzurlu bir yapısı var.En sevdiğim özelliği ise filmin her saniyesinin bir fotoğraf karesi niteliğinde olması. Filmde oyuncular oynadıkları karakterlerle öyle bir uyum yakalamış ki sanki kendi hayatlarını sergiliyorlarmış hissine kapılıyor insan, özellikle de genç başrol oyuncuları.
Filmin hikayesi, karakterleri, renkleri, müzikleri ve kostümleri inanılmaz. Ben ki filmleri tekrar izlemeyi sevmeyen bir insan bu filmi tekrar tekrar izleme isteğiyle dolup taşıyorum.
Film zaten çok uzun değil 94 dakika bu yüzden film siz ona doyamadan bitiyor.

Bazen olur ya bir filmi o kadar çok beğenirsiniz ki hem kimseye söylemeyip kendinize saklayasınız gelir hemde paylaşmak için can atarsınız işte o psikolojideyim.

Filmin hikayesini yazmak istemedim çünkü direk filmin fragmanını görmenizi istiyorum.
Umarım beğenirsiniz.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...