13 Ekim 2013 Pazar

İstanbul Günlükleri

öyle böyle derken İstanbul'a gelmiş bulunmaktayım . İzmir'de servisler ve otogar ne kadar doluysa yollar ve İstanbul o kadar boş ve bu çok güzel bir durum.Bilmem kaç bin insanın İstanbul'dan tatil için uzaklaşması elbette biz kalanların yüzünü güldürecek diye ümitliyim.

Kendime bir iki parça eşya koyup geldiğim İzmir'den Dino'ya yatak,tırmalama alet ve 4,5 kg mamayla geldim. Aldığım koskoca yatağa Dino inatla girmeyi reddediyor. Annem ültimatom verdi gireceksin diye ama hayırlısı.

Dün gece Dino şaşırtıcı bir biçimde sabaha kadar benimle uyudu. Normalde bunlar her kedi sahibinin rutin yaşadığı şeyler tabi ama ben her zaman bahsediyorum Dino bir değişik olduğu için bu eylemiyle bana bayram erken geldi :) Bebekken olduğu gibi ilk karnıma sokulup battaniye altında yattık.Sonra resmen burun buruna sarılıp yattı.(Yazarken bile o sahneyi hatırlayıp mutluyum) Yeni aldığım yatağa girmemesi şimdilik bana yaradı ama ilerleyen günlerde annemle ciddi kavgalar edecekler gibi.

Yol iznini çıkardığımda son 113 günümüz kaldı. Bazen zaman çok çabuk geçiyor fakat o takvimde günler bitmiyor gibi hissediyorum. İki taraf için zorlu bir süreç. İnsanın çok yakınlarından biri askere gidince hem askerlikten hemde askeriyeden ölesiye nefret ediliyormuş.

Bazen ona yeterince destek olup olamadığımı sorguluyorum. Bende bu dönemi  şaşırtıcı bir şekilde hala ruh ve beden sağlığımı yitirmeden atlatıyorum.

Duyduğum her şarkının en duygusal ya da duygusal olmayan (fark etmiyor) parçalarını seçip göz dolduran bir anıyla birleştiriyor ve kitleniyorum.
Şu günlerimi evde geçirdiğim için muhtemelen son günlerimi  koşturmacayla geçireceğim yine de şuan evden çıkmama halimden vazgeçemiyorum.

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...