22 Kasım 2014 Cumartesi

sıfırbir:onsekiz

Dünyanın tüm oksijenine ihtiyacım olduğu günlerdeyim. Sanki dakikalardır nefesimi tutuyormuşum da nefes almayı unutmuşum gibi. Koca bir kördüğümü kucağıma çöz diye bırakmışlar gibi afalladım. Üstelik çözmesi imkansız bir düğümdeyim. Ne ileri gidebiliyorum ne geri. Ne kaçıp gidecek zaman var ne de beni toparlanacak kadar uzun süre saklayacak yer. 
İnsan, derdini kendine sakladıkça içi çakıllarla dolmuş gibi hissediyor. Çirkin, huzursuz edici bir his. Stres kaldırmayan bir bünye için fazlasıyla stresle dolup taşıyorum bu aralar. 
Umudun, isteğin bittiği yerde ne başlar bilmiyorum ama yüksek sese maruz kaldıktan sonra yatağa yatınca kulaktaki rahatsız çınlama şuan hissettiğim. 
Belki de sorunlarının içinden çıkamayan bir ben değilimdir.

23 Ekim 2014 Perşembe

Olanla olunmuyor

Blogger'ın eski popüleritesini kaybetmesiyle birlikte artık daha fazla blog yazma isteğiyle doluyum. Kimse okumadığı için içimi dökmek daha kolay. Fakat bilgisayarımı çok sık açmadığım için blog yazmayı unutuyorum telefondan da ne kadar kullanılabilir olur emin değilim. Her ikisini de deneyeceğim.

Ben Eylül ayının büyük yıkımından sonra hala iyileşemedim. Ekim ayının biterken iyileştirmesi dileğiyle.

27 Eylül 2014 Cumartesi

parça pinçik bir hal

Eylül ayı beni yıktı, parçalarıma böldü yetmedi üstüne bir de bir örtü örtüp kalan parçaları da çekiçle un ufak etti. Eski Türk filmlerindeki gibi bir kaza sonucu hafıza kaybına uğrama isteği uyandırıyor bende ya da beynime kısa süreliğine çıkartıp bol tazyikli suyla iyice bir yıkamak gerek.

Kilometrelerce uzağa gitmek işe yaramıyor benim marsa gitmem falan gerekiyor sanırsam.

En sevdiğim ayın burnumdan geldiği sonbahar lütfen diğer aylarda bana biraz iyi davran. Yoksa gerçekten aklımı yitireceğim.

                                                                                             bay.

2 Eylül 2014 Salı



"Yanlış zamanda geldin belki yıllar sonra daha farklı bir haldeyken daha büyümüş ve hazır bir zamanımda gelseydin hepimiz çok mutlu olabilirdik. Gelecekte bir yerde daha doğru bir zamanda görüşmek dileğiyle. "

Buraya birkaç cilt olacak şekilde içimi dökmek istiyorum ama bunun için pek gücüm yok. Onun yerine sarsıcı başlayan eylül ayının daha ılımlı bana karşı daha şefkatli ve bugünün güzelliği hatırına bugünden itibaren benim için iyileşerek ilerlemesini diliyorum.

                                                                                                          Öpüldün sonbahar.

11 Haziran 2014 Çarşamba

İyi şeyler de olabiliyormuş oh be


Uzun bir aradan sonra İzmir'de mutlu ve gururlu bir gün yaşamanın sevincindeyim. Okul bitirme projem olan fotoğraf sergimi açmanın rahatlığıyla birlikte her gelen misafirden ve hocalarımdan gurur verici tebrikler almak kendimi uzun zaman sonunda ilk kez iyi hissettirdi. Son 2 hafta vedamız muhteşem olsun İzmir..

3 Haziran 2014 Salı




Bazen güzel şeyler oluyor bazen de  keyif kaçıran başka bazı şeyler.
Bugün o kadar güldük ki akşamın kötü geçeceği konusunda fikir birliği sağladık ve geçiyor da.
İnsan yaşadığı yerde neden bu kadar yalnız ve mutsuz olur akıl sır erdiremiyorum.
Dipten de aşağıya düşülebildiğini kanıtlamak için emin adımlarla geriliyorum.



23 Mayıs 2014 Cuma



Onun n zaman bu fotoğrafını görsem içimden ağlamak geliyor. Genç bir anne nasıl çocuğuyla büyürse öyle hissettim Dino'yla. Vermek zorunda kaldığımızı öğrendiğimde o kadar çok ağladım ki annem lütfen onu İstanbul'a getir dedi. Sonra bir bakmışım herkes Dino'ya göre yaşar olmuş.
Bir anne nasıl çocuğunun fotoğraflarını paylaşmak isterse öyle paylaşmak istiyorum bende.
Dino biraz soğuk karakterli kolay kolay gardını düşürüp sevilmek için kucağa gelen bir kedi değil. Uzun yıllar sonra ilk kez geçen yaz kendiliğinden kucağıma geldiğinde sevinçten ağladım ve o gidene kadar kıpırdamadım. O bambaşka. Onun sevgisi, güzel kalbi ve desteği. Gerçekten kötü hissettiğimi anladığında o gün beni hiç yalnız bırakmaz. Gelip fazla samimi olmaz ama göz göze geleceğimiz bir yere oturup beni kontrol eder. En çok da ona kavuşacağım için seviniyorum galiba. Onun o anlatılmaz desteği, onun güneş doğmak üzereyken beni uyandırdığı sabahlar ve mırıltıları hepsi yaşaması beni sağlıklı hissettiren şeyler.

Bu sefer ayrılmamak üzere geliyorum fındık oğlum...

21 Mayıs 2014 Çarşamba

Biraz ileri sarabilir miyiz ?

İzmir de son 1.5 ayım ve günler geçmek bilmiyor. Çok sevdiğim ve olumsuzluklarını görmediğim İzmir ve evimin şimdi olumlu yanlarına göremez hale geldim. İzmir de kapana kısılmış gibi hissetmeye başladım. Sanki nefes alamıyor gibiyim. Artık yemek bile yapmak gelmiyor içimden neredeyse sabah öğle akşam kahvaltı yapar hale geldim. İstanbul u bu kadar özleyeceğim aklıma gelmezdi. Resmen kalabalığını, trafiğini her şeyini özledim. Bir şehir de en fazla ne kadar yalnız hissedebilirseniz o kadar yalnız hissediyorum kendimi.

İzmir e geldiğimden beri o kadar  çok zehirlendim ve hastalıklar yaşadım ki acil doktorlarıyla yüz aşinalığım oldu. Bir yandan hasta ve bir yandan yalnızsanız hayat hiç olmadığı kadar yıpratabiliyor.
İzmir de o kadar çok sorumluluk almayı kendi ayaklarımın üstünde durmayı öğrendim ki şimdi fazla geliyor eziliyorum. Bir evin sorumluluğu, faturalar, alış veriş, işler ve daha bir ton şey artık o kadar ağır geliyor ki yer altından bir tık yukarıdayım. Dibe çökmeme az kaldı.

Ailemi, kedimi, evimi ve bitkilerimi özledim. Bir an önce İstanbul a gidip anneme, ananeme kavuşmak istiyorum. Hayatımda bir yeniliğe ihtiyacım var ve o yeniliğe İstanbul daki odamı dekore ederek başlayacağım. Bir süre beni meşgul edecek bu uğraşın bana terapi olacağını umut ediyorum.

Bir an önce her şeyin bitmesini ve bütün eşyaların kamyona bindirildiği o günü hayal ediyorum. Ailemin yanına gittiğim gün her şeyin benim için daha güzel olmaya başlayacağı gün olacak.

Bu kadar kötü anım olmasaydı seninle İzmir belki başka zamanda başka şartlarda birbirimize karşı daha anlayışlı olabilir daha iyi davranabilirdik.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...