23 Mayıs 2014 Cuma



Onun n zaman bu fotoğrafını görsem içimden ağlamak geliyor. Genç bir anne nasıl çocuğuyla büyürse öyle hissettim Dino'yla. Vermek zorunda kaldığımızı öğrendiğimde o kadar çok ağladım ki annem lütfen onu İstanbul'a getir dedi. Sonra bir bakmışım herkes Dino'ya göre yaşar olmuş.
Bir anne nasıl çocuğunun fotoğraflarını paylaşmak isterse öyle paylaşmak istiyorum bende.
Dino biraz soğuk karakterli kolay kolay gardını düşürüp sevilmek için kucağa gelen bir kedi değil. Uzun yıllar sonra ilk kez geçen yaz kendiliğinden kucağıma geldiğinde sevinçten ağladım ve o gidene kadar kıpırdamadım. O bambaşka. Onun sevgisi, güzel kalbi ve desteği. Gerçekten kötü hissettiğimi anladığında o gün beni hiç yalnız bırakmaz. Gelip fazla samimi olmaz ama göz göze geleceğimiz bir yere oturup beni kontrol eder. En çok da ona kavuşacağım için seviniyorum galiba. Onun o anlatılmaz desteği, onun güneş doğmak üzereyken beni uyandırdığı sabahlar ve mırıltıları hepsi yaşaması beni sağlıklı hissettiren şeyler.

Bu sefer ayrılmamak üzere geliyorum fındık oğlum...

21 Mayıs 2014 Çarşamba

Biraz ileri sarabilir miyiz ?

İzmir de son 1.5 ayım ve günler geçmek bilmiyor. Çok sevdiğim ve olumsuzluklarını görmediğim İzmir ve evimin şimdi olumlu yanlarına göremez hale geldim. İzmir de kapana kısılmış gibi hissetmeye başladım. Sanki nefes alamıyor gibiyim. Artık yemek bile yapmak gelmiyor içimden neredeyse sabah öğle akşam kahvaltı yapar hale geldim. İstanbul u bu kadar özleyeceğim aklıma gelmezdi. Resmen kalabalığını, trafiğini her şeyini özledim. Bir şehir de en fazla ne kadar yalnız hissedebilirseniz o kadar yalnız hissediyorum kendimi.

İzmir e geldiğimden beri o kadar  çok zehirlendim ve hastalıklar yaşadım ki acil doktorlarıyla yüz aşinalığım oldu. Bir yandan hasta ve bir yandan yalnızsanız hayat hiç olmadığı kadar yıpratabiliyor.
İzmir de o kadar çok sorumluluk almayı kendi ayaklarımın üstünde durmayı öğrendim ki şimdi fazla geliyor eziliyorum. Bir evin sorumluluğu, faturalar, alış veriş, işler ve daha bir ton şey artık o kadar ağır geliyor ki yer altından bir tık yukarıdayım. Dibe çökmeme az kaldı.

Ailemi, kedimi, evimi ve bitkilerimi özledim. Bir an önce İstanbul a gidip anneme, ananeme kavuşmak istiyorum. Hayatımda bir yeniliğe ihtiyacım var ve o yeniliğe İstanbul daki odamı dekore ederek başlayacağım. Bir süre beni meşgul edecek bu uğraşın bana terapi olacağını umut ediyorum.

Bir an önce her şeyin bitmesini ve bütün eşyaların kamyona bindirildiği o günü hayal ediyorum. Ailemin yanına gittiğim gün her şeyin benim için daha güzel olmaya başlayacağı gün olacak.

Bu kadar kötü anım olmasaydı seninle İzmir belki başka zamanda başka şartlarda birbirimize karşı daha anlayışlı olabilir daha iyi davranabilirdik.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...