8 Ağustos 2015 Cumartesi

Ben, çırpıcı ve bizi hoyrat kullanan tanrı

"Bir ara ben güçlü kızım gibi bir şey demiştim allahın gücüne gitti herhalde sonra hep bir emin misin bak diye bir sınadı kendime gelemedim. "
İşte bu cümle benim hayatımın yarısını kapsasa da son 3-4 yıl hayatım bu cümleden ibaret oldu. Evet belki insanlar daha büyük sorunlar yaşıyor, evet en azından sağlığım yerinde ama belki benimde kaldırabileceğim bu kadardır. 

Blogumun mis gibi umut veren arka planına rağmen ben burayı hep olumsuzluklar köşem gibi kullanmaktan vazgeçemiyorum sanırım. Elbette hayatımda aralara serpilen mutluluk yıldızları oluyor ama çoğunluğun beni saçımdan tutup suda daldırıp çıkarmasından ibaret olduğunu inkar edemem. Artık biliyorum ki ben stresle, yüksek sesle ve daha fazla dramla baş edebilecek bir insan değilim. O son kadın gücümü de herhalde hasan askerdeyken kullandım ve bitti.

Ben bir arada olmaktan, kedimin mutlu olmasından, ailemle birlikte olmaktan ve sevdiğime kavuştukça mutlu oluyorum. Sakin kalıyorum ve bir dizi sahnesinden o zaman mutlu oluyorum. Ama bana hep veda hep hüsran son 6 yılım birine kavuşmak için birine veda etmekle geçti. Şimdi daha büyüğünü yapacağım tam her şeye alışmaya başlamışken ailemle bir düzen oturtup babama bile daha az kızgın olup daha çok vakit geçirmeye başlayabilmişken daha da büyük sonsuz veda gibi bir şey bu. Şartlar belli, olasılıklar belli ve olabilecekler belli. Fazla iyimserlik beni sadece gerçekle yüzleşince daha da hızlı yere çakıyor.

Imdb nin en hüzünlü hikayesini yazabilirim ama açığa vurup kendimle konuştukça içimde bir çırpıcı çalışmış hissinden kurtulamıyorum. Mesafeler her zaman zarar verir. Özlemek insanın canını acıtır canı acıyan insan da başkalarını acıtır. Böyle gider. Benim hayatımda en çok olan duygu hep özlemek. Birilerini, bir şeyleri ve bu gerçekten yorucu. Bedenimin özlemle dolu olması yoğun ve yorgun.

Gün gelecek ben buraya gerçekten mutlu bir şeyler yazacağım elbet. 

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...